Korku (havf) namazı, kitap ve sünnet ile sabittir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman…” (Nisa Suresi: 102)
Sünnete gelince; Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), korku namazını bizzat kıldığı sabit olmuştur. Alimlerin cumhuru, bu namazın Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’den sonra da halen devam edeceği noktasında ittifak etmişlerdir.
Ebu Yusuf şöyle demiştir: “Korku namazı sadece Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem)’e mahsustur. Çünkü Yüce Allah: ‘Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman…’ şeklinde buyurmuştur.” Ancak onun bu yorumu doğru değildir. Çünkü Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) hakkında sabit olan bir şey — sadece O (sallallahu aleyhi ve sellem)’e tahsis edildiğine dair bir delil olmadıkça — bizim hakkımızda da geçerli sayılır.
Bir de sahabe-i kiram korku namazı hakkında görüş birliğine varmış, icma etmişlerdir. Ayetin hitabında “Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)”in tahsis edilmiş olmasına gelince bu, hüküm açısından tahsisini gerektirmez.
Kuşkusuz sahabeler de, zekatı vermeyen kimselere karşı;
“Şüphesiz Yüce Allah: ‘Onların mallarından zekat al…’ (Tevbe Suresi: 103) diye buyurarak, bu hükmü sadece peygamberine tahsis etmiştir (özel kılmıştır)” diyen kimselere şiddetle karşı çıkmışlardır.