"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Yolcuya, köleye ve kadına Cuma yoktur

el-Muvaffak şöyle demiştir: Kadına gelince, ona Cuma’nın olmayacağı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Yolcuya gelince, ilim ehlinin büyük çoğunluğuna göre ona Cuma namazı yoktur (farz değildir.) Bunu, Medine ehli içerisinde İmam Malik, Irak ehli içerisinde Sevri ve bunun yanında İmam Şafii, İshak ve Ebu Sevr söylemiştir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) yolculuk yaptığında Cuma’yı kılmazdı. Veda haccında da Cuma günü Arafat’ta iken öğle ile ikindiyi cem ederek kıldı, Cuma’yı ise kılmadı. Raşid halifeler de hac vb. için sefere çıkınca hiçbirisi bu seferinde Cuma’yı kılmamıştır. Aynı şekilde Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in diğer ashabı ve onlardan sonra gelenler de böyle yapmışlardır. İşte böylece, sabit sünnete göre bu, bir icma halini almıştır ve artık buna muhalefet etmek de doğru olmaz.

Zühri ve Nehai’den nakledildiğine göre yolcuya Cuma farzdır. Ancak bu görüşe, icmaya muhalefet etmiş olacakları şeklinde karşılık verilmiştir.

Köleye gelince, onun hakkında iki görüş gelmiştir:

Ona, Cuma namazı farz değildir. Bu, yolcu hakkında isimleri geçen (alimlerin) görüşüdür. Nitekim bu noktada gelen Tarık b. Şihab rivayetine göre, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: “Köle, kadın, çocuk ve hasta dışındaki tüm müslümanlara cemaatle cuma kılmaları farzdır.” Çünkü uzak bir yerden de olsa Cuma’ya gitmek (say), vaciptir. Köleye ise -hac ve cihadda olduğu gibi- vacip değildir. Çünkü o, efendisine bağlı ve onun istifadesine sunulmuş mahbus bir köledir; dolayısıyla din konusunda daha mahbus bir konumdadır.
Köleye Cuma namazı farzdır ve o, efendisinin izni olmadan gidemez. Bunu, bir topluluk söylemiştir. Ancak efendisi men edecek olursa Cuma’ya gitmez. Onlar, buna delil olarak Yüce Allah’ın: “Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın.” (Cuma Suresi: 9) buyruğunu delil göstermişlerdir.
“Şayet köleye Cuma farz olacak olursa, bu durumda -efendisi izin vermemiş olsa dahi- oraya gitmesi caiz olurdu; çünkü efendisinin -diğer farz ibadetleri gibi- onu bundan alıkoyma hakkı yoktur.” şeklinde cevap verilmiştir. Bir de ayet-i kerime özür sahipleri hakkında (istisna olarak) gelmiştir. Köle de söz konusu olan bu özür sahiplerinden birisini oluşturmaktadır.

el-Hasan ve Katade’den nakledildiğine göre Cuma, daribesini (bir tür borcunu) ödemeye çalışan köleye farzdır. Çünkü onun, kimi zaman mala tehawül edip dönüş yapma hakkı olduğundan dolayı din konusundaki hakkı daha önceliklidir. Buna da önceki açıklamalarla karşılık verilmiştir.

Bu zikredilenlerden (yolcu, köle ve kadın) birisi Cuma kılacak olursa, öğle namazı yerine geçmiş olur. el-Muvaffak; Bunda bir ihtilaf bilmiyoruz, demiştir.

Cuma namazı, bunlardan birisi ile yerine gelmez, şöyle ki; bunların imamlık yapması sahih olmaz. Çünkü onlara Cuma farz olmadığı için, kendileriyle Cuma da akdedilmiş sayılmaz. Dolayısıyla -kadın ve çocuklar gibi- imamlık yapmaları caiz değildir.

Ebu Hanife ve İmam Şafii; Bir köle ve yolcunun Cuma namazı için imamlık yapmaları caizdir, demişlerdir. İmam Malik ise (sadece) yolcunun imamlığı hakkında onlara muvafakat etmiştir. Ebu Hanife’den nakledildiğine göre; Cuma namazında (imamlık), köle ve yolcular için sahihtir. Çünkü onlar, haklarında Cuma namazı sahih olan kişilerdendir.

“Onlardan Cuma’nın sahih olması, yalnız o Cuma’ya tabi olup (cemaat olmaları) durumunda söz konusudur. Şayet onlar, Cuma’ya katılsalar yahut imamlık yapsalar, bu durumda uyanlar, kendilerine uyulmuş kimseler olurlar. Bunun yanında şayet onlarla Cuma münakid oluyorsa, o zaman -hür ve mukimler gibi- tek başına kılmalarıyla da münakid olur. Kıyası ise kadın ve çocuklarla çelişki oluşturmaktadır.” şeklinde cevap verilmiştir.

Hastaya yahut yağmur ya da korku sebebiyle özrü bulunanlara gelince; Eğer Cuma’ya katılmaya güç bulurlarsa bu durumda Cuma üzerlerine farz olur ve Cuma kendileriyle münakid olur. Bu durumda, imamlık yapmaları da geçerlidir. Çünkü Cuma’nın kendilerinden sakıt olması, ancak gelmeye bir meşakkat oluşturması nedeniyledir. Öyleyse camiye gidebilmeye imkan ve güç bulurlarsa meşakkat da gitmiş demektir ve -diğer özür grupları hakkında olduğu gibi- onlara da Cuma farz olacaktır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/bir-beldenin-bir-cok-yerinde-kilinan-cuma-namazi/,https://kutsalayet.de/uzerine-cuma-farz-oldugu-halde-imamdan-once-ogle-namazi-kilan-kisi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız