Yolcu olan birisi, mukim olan kimseye namazda uyacak olursa, o namazı tam kılması gerekir. İster namazın hepsinde ona yetişmiş olsun, ister bir rekatında yahut daha azında ona yetişmiş olsun, fark etmez. Bunu, Sevri, Evzai, İmam Şafii, Ebu Sevr ve Rey ashabı söylemiştir.
Nitekim bu noktada İbn Abbas’tan gelen rivayete göre; bir defasında kendisine: “Sizinle birlikte namaz kıldığımız zaman dört rekat kılıyoruz. Bineklerimizin yanına vardığımız zaman ise iki rekat kılıyoruz?” diye soruldu. Bunun üzerine İbn Abbas şöyle cevap verdi: “İşte bu, Ebu’l-Kasım (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sünnetidir.” Çünkü bu uygulamayı bazı sahabeler de icra etmiş ve dönemlerinde kendilerine muhalefet eden de çıkmamıştır.
Nafi’ der ki: “İbn Ömer (seferde iken) imamla birlikte namaz kıldığı vakit dört, tek başına kıldığı zaman ise iki rekat kılardı.”
İshak şöyle demiştir: “Yolcuya düşen, namazı kısaltmasıdır.” İmam Malik der ki: (Yolculukta iken imamla) bir rekata yetişecek olursa, onu tamam kılar. Daha azına yetişecek olursa, kısaltarak kılar. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim namazın bir rekatına yetişecek olursa, o namaza yetişmiş olur.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. Zira cuma namazının bir rekatına yetişen de onu tamamlamakla cumayı kılmış sayılır.
“Cuma namazına yetişme konusunun, bizim ele aldığımız bu konu ile çelişki oluşturacağı” şeklinde cevap verilmiştir. Çünkü eğer cumanın bir rekatına yetişilecek olursa iki rekata rücu etmiş olur, halbuki bu, tam tersidir.
Bunun yanında Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “İmam, ancak kendisine uyulmak içindir. O halde ona muhalefet etmeyiniz.” buyurmuştur. Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. İmamından ayrılması ise ona muhalefet etmek olduğu için, bu durumda ona uyması mümkün olduğu halde yaptığı caiz olmamıştır.