İlim adamlarının icmasına göre, mukim olan bir kimse (namazda) bir yolcuya uyacak olursa, yolcu iki rekatın sonunda selam verdikten sonra mukim (kalkar ve) namazı tamamlayarak kılar.
Şüphesiz bu minvalde İmran b. Husayn’dan nakledildiğine göre, o şöyle demiştir: “Ben Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile bazı gazvelerde bulundum. Onunla (Mekke’nin) fethinde beraberdim. Mekke’de on sekiz gece kaldı. Namazları ikişer rekat kılardı ve: Ey Mekke halkı! Namazları dört rekat kılınız. Biz (Medineliler) seferiyiz, buyurdu.”
Yolcu şayet mukim olanlara imamlık yapacak olursa, onlara namazı tam olarak kıldırır. Bu durumda, onların namazları hem tam hem de sahih olur. Bunu, İmam Şafii ve İshak söylemiştir.
Ebu Hanife ve Sevri ise; bu durumda mukimlerin namazı bozulur, imam ile yolcunun namazı ise sahih olur. İmam Ahmed’den buna benzer bir görüş de gelmiştir. Çünkü son iki rekat imam hakkında nafile olurken, buna farz namaz kılanlar uyamazlar.
Birinci görüş daha doğrudur. Çünkü yolcuya, niyeti üzere tam kılmaya uyması gerekmektedir. Bu şekilde herkese (uymak) vacip olur. Şayet namaz nafile olacak olursa, farz namaz kılan bir kimsenin nafile kılana uyması —geçen açıklamalarda geçtiği üzere— zaten caizdir.