İmam Ahmed’den, kadınların cemaatle namaz kılarken bir kadına uymasının müstehap olup olmadığı noktasında farklı bir görüşü gelmiştir. Rivayete göre bu müstehaptır. Bunu, Sevri, Evzai, İmam Şafii, İshak ve Ebu Sevr söylemiştir. Çünkü bu noktada Ümmü Varaka’dan gelen rivayete göre, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona kendi memleketindeki insanlara (bayanlara) imamlık yapmasını emretmiştir.
İmam Ahmed’den, bunun müstehap olmayacağı şeklinde rivayet de gelmiştir. Rey ashabı ise bu durumu (bir bayanın, kadınlara namaz kıldırmasını) kerih görmüştür ve kıldıracağı durumda ise namazlarının olacağını söylemişlerdir.
İmam Malik ise bir bayanın kadınlara imamlık yapmasının uygun olmayacağını, çünkü onun ezan okumasının keraheti sebebiyle ve ezan da cemaate ait bir dua sayıldığı için, ezanın maksadı yerine gelmeyeceği gerekçesiyle onun imamlık yapmasının mekruh olacağını ifade etmiştir. Buna, sadece seslerini yükseltmeleri halinde, buna ehil olmadıkları için kadınların ezan okumasının mekruh olacağı yönünde cevap verilmiştir.
Durum anlaşıldığına göre bir bayan, kadınlara cemaatle namaz kıldırmak istediği vakit onların ortasında durup kıldırır. el-Muvaffak der ki: Bir bayanın, kadınlara cemaatle namaz kıldırabileceğini caiz görenlere göre bu hususta ihtilaf edeni bilmiyoruz. Çünkü bir bayanın, kadınların içerisinde bu şekilde tesettürlü bulunması müstehap sayıldığı için, onun cemaatin orta saffında bulunması elbette ki tesettürlü olması için en uygun durumu ifade eder.