İlim adamlarının çoğu, kanın ve irinin az olması halinde mazur sayılacağını ifade etmişlerdir. Evzai, iki görüşünden birisine göre İmam Şafii ve Rey ashabı bunlardandır. Bu bağlamda Hz. Aişe’den nakledildiğine göre, o şöyle demiştir: “Bizim her birimiz için, içinde hayız olduğu bir tek elbiseden başkası yoktu. Eğer o elbiseye kandan bir şey bulaşırsa, tükürüğü ile onu ıslatır, peşine onu tırnağı ile ovalar (temizlerdi).” Bu, kanın af edilip mazur görüldüğünü gösterir. Çünkü tükürükle kan temizlenmez ve tırnakla ovalanmasıyla da tırnak pislenir. Dolayısıyla bu, fiilin devam ettiğini haber verme anlamında gelmiştir ve buna dair hadiseler, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gizli kalmayan ve sadece onun emriyle sadır olan konular arasındadır.
el-Muvaffak der ki: Sahabeden isimlerini sayabildiğimiz birçok kimsenin görüşü de bu yönde olmuştur. Nitekim onlar, kendi dönemlerinde buna muhalefet etmemiş oldukları için bu bir icma halini de almış oldu. Bir de İbn Ömer’den nakledilip gelen rivayete gelince; tam buna aykırı şekilde kendisinden başka bir rivayet de gelmiştir… Zira onun bazı pozisyonlarda bundan kaçınmış olması, onun bu rivayetinin bulunmadığı anlamını doğurmaz. Haddizatında bir insan, kimi zaman caiz gördüğü halde bazı şeylerden kaçınamamaktadır; çünkü eli kolu bağlanmıştır artık… Bu sebeple de mazur sayılmaktadır. Mesela istinca ederken (iç çamaşır üzerinde) izin belli olması buna bir örnek sayılır.
Az olan (kanın) sınırı, kalbin abartılı bulmadığı ölçüdür. Abartı ise her insanın içinden aşırı ve fahiş gördüğü şeydir. Çünkü bunun şeriatte bir sınırı olmadığından dolayı, örfe müracaat edilir.
İrin, sarı su ve buna benzer kandan türeyen sıvılar da aynı şekilde kanla aynı konumdadır. Hatta kandan daha kolay çıkarlar. Buna göre kandan çıkan mazur ölçüden daha fazla olarak ondan çıkanlar mazur sayılmaktadır. Çünkü içindeki kanı daha fazla olması durumunda ancak fahiş bir ölçüye ulaşmış sayılır. Zira bunda herhangi bir nas yoktur, sadece onda bulunan necaset sabittir. Çünkü bu, pis olma haline gelene değin kandan ayrıdır.