İmama uyan kişi (cemaat), imamdan bağımsız olarak yanılırsa, alimlerin çoğunluğuna göre secde etmesi gerekmez. Ama imam yanılacak olursa, cemaat secde yapmada imama uymak zorundadır, ister cemaat kendisiyle birlikte yanılmış olsun isterse imam tek başına yanılmış olsun fark etmez.
İbn Munzir der ki: Kendisinden ilim ezberlediğimiz ilim ehlinden herkes bu noktada icma etmişlerdir. İshak ise ilim adamlarının bu husustaki icmalarının hem selamdan öncesi ve hem de sonrası hakkında söz konusu olduğunu belirtmiştir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: “İmam ancak kendisine uyulmak içindir. O, tekbir aldığı zaman siz de tekbir alınız. Secde ettiği zaman, siz de secde ediniz.” Buharî ve Müslim ittifak etmiştir.
Peki, imam yanılırsa bu durumda kendisine uyan da secde edecek mi? Bu konu hakkında ise iki rivayet gelmiştir:
Secde yapar. Bu, İmam Malik, Leys, İmam Şafii ve Ebu Sevr’ in görüşüdür. Çünkü imama uyanın bu namazı, imamın yanılması sebebiyle eksik sayılacağından, secde etmesi kaçınılmaz bir hal almıştır, artık imama uyanın da zorunlu olarak secde etmesi gerekmektedir.
Secde yapmaz. Bu ise Sevri ve Rey ashabının görüşüdür. Çünkü imama uyan kişi sadece uymak amacıyla secde yapmaktadır. Ancak birinci görüş daha evladır.
Mesbuk’a gelince, şayet uyduğu imamı yanılacak olursa, bir rivayete göre o namazının sonunda sehiv secdesi yapar. Yine bir rivayete göre imama uyan bir kişi, o namazda (ayrı olarak) tek başına kaza namazı kıldığı namazında yanılacak olursa, secde yapar. Çünkü tek olarak kılıyor olduğundan imam onun yanılmasından sorumlu tutulmaz. Aynı şekilde yanılsa ve imamı ile birlikte selam verirse ayağa kalkar, namazını tamamlar ardından selam verdikten sonra secdesini yapar. Tek başına kılan kimse gibi aynıdır.
Ama mesbuk’un imamı -henüz o namaza yetişmediği halde- yanılacak olursa bu durumda secde de imama uyması gerekmektedir, ister selamdan önce ya da sonra olsun fark etmez. Bu, Nehâî’den, Ebu Sevr ve Rey ashabından nakledilmiştir. Çünkü “Secde ettiği zaman, siz de secde ediniz.” buyruğu buna işaret etmektedir. Bir de secde etmek, namazın tamamındandır ve mesbuk olmasa dahi bu noktada imama uyulması gerekir.
İbn Sirin ve İshak ise; Kaza eder ardından da secde yapar, demişlerdir. İmam Malik, Evzâî, Leys ve İmam Şafii ise selamdan önce secde etme konusunda ilk görüşün aynısını söylemişlerdir. Sonrasında ise İbn Sirin ve İshak’ın görüşünü öne sürmüşlerdir. Bu, İmam Ahmed’den de nakledilmiştir; çünkü bu, namazın dışında bir ameldir ve bunda imama uyulmaz.
Birinci görüşe göre, şayet imama uyan kişi kaçırdığı bir namazı kaza etmek için ayağa kalkar, imamı da selamdan sonra secde edecek olursa bunun hükmü -doğrulmadan önce ya da sonra veyahut kıraate başladığı vakit- ilk teşehhüd yaptıktan sonra ayağı kalkan kimsenin hükmü gibi olur.