Tilavet secdesi vacip değildir, müekked sünnettir. Bunu, İmam Malik, Evzâî, Leys ve İmam Şafii demiştir. Çünkü bu noktada Zeyd b. Sâbit’ten gelen rivayete göre, o şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e Necm suresini okudum, içinde (secde) ayeti olduğu halde secde yapmadı.” Buhârî ve Müslim ittifak etmiştir.
Cuma günü minberin üzerinde Nahl suresini okuyan Hz. Ömer (radıyallahu anh)’ın bu kıssasındaki durum da bu şekildedir (secde etmemiştir). Bu hadise sahabenin ve diğerlerinin yanında meydana gelmesi ve hiçbirisi tarafından buna karşı çıkılmaması nedeniyle bir icma hâlini almış oldu.
Ebu Hanife ve ashabı ise bunun vacip olduğunu söylemişlerdir. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Böyleyken onlar acaba neden iman etmezler? Onlar kendilerine Kur’an okununca secde de etmezler.” (İnşikâk suresi: 20–21) Bu bir kınama içermektedir ve kınama da ancak vacibin terk edilmesi sebebiyle söz konusu olur.
Secdeyi terk edenlerin kınanmış olması, onun faziletine ve meşruiyetine inanmayan kimseler için mevzubahistir, şeklinde cevap verilmiştir.
Secde ayetini işiten ve okuyan kimselere, secde etmeleri sünnettir. el-Muvaffak: Bunda ihtilaf edeni bilmiyoruz, demiştir.
Dinleme kastı olmaksızın secde ayetini işitene gelince, onun secde etmesi müstehap değildir. Bu, sahabeden bir topluluk tarafından nakledilmiştir. İmam Malik de bunu söylemiştir. Rey ashabı ise: Bu kimsenin secde etmesi gerekir, demiştir. İmam Şafii de: Bunun illa ki secde yapmasını gerekli görmem, ancak secde etmesi güzeldir, der.
Dinleyen ile sadece işiten arasındaki farka gelince; kastlı olmayan kimse sadece işitmekle ecir noktasında okuyan kişiye ortak olmuş sayılmaz; dolayısıyla başkası gibi secde konusunda da ona ortak değildir. Ama dinleyen kişi, (kasıtlı dinleme niyeti olduğundan) ecir noktasında okuyan kişiye ortak olmuş olur. Okuyan kişi tilavet secdesi yapmaz ise onu dinleyen de yapmaz; çünkü ona tabidir. İmam Şafii ise secde yapar; çünkü dinleme olayı tahakkuk etmiştir, zaten secde etme sebebi de budur, demiştir.
Yolculuk yaptığı esnada bineğinin üzerinde bulunuyor ise -nafile namazda olduğu gibi- yüzü nereye dönük ise secdesini ima ile yapar. Bunu, İmam Malik, İmam Şafii ve Rey ashabı söylemiştir.
el-Muvaffak der ki: Bazı arkadaşlarımız şöyle demişlerdir: Cehri olmayan namazda imamın secde ayeti okuması mekruh sayılmıştır ve okuması durumunda ise secde yapmaz. Bu, Ebu Hanife’nin de görüşüdür. Çünkü burada imama uyan kimselerin bir tür karıştırmalarına sebebiyet vermiş olmaktadır.
İmam Şafii ise bunun mekruh olmayacağını söyler. Çünkü bu noktada İbn Ömer’den nakledildiğine göre, “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) öğle namazında (kıyamda iken) secde etti, sonra ayağa kalktı, bir müddet sonra da rükuya vardı. Bunun üzerine biz O’nun “Tenzîlü’s-Secde” suresini okuduğunu anladık.” Kuşkusuz Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem)’e uymak daha evladır.
İmam secde yapacak olursa, kendisine uyanlar da hep birlikte secde yaparlar. Uyanın (cemaatin), secde yapıp yapmamada muhayyer olduğu da söylenmiştir. Evla olan ise imama uyup (secde) yapmaktır.