İstiaze (Eûzü çekmek)
Namazda kıraat etmeden önce eûzü çekmek sünnettir. Bunu Sevri, Evzâî, İmam Şâfiî, İshak ve Rey ashabı söylemiştir. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“Kur’an okuduğun zaman, o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.” (Nahl Suresi: 98)
Ebu Saîd’den rivayetle şöyle denilmiştir: Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) namaza kalktığı vakit… (rivayette şöyle geçer:) sonra şöyle derdi:
“Eûzü billâhi’s-Semîi’l-Alîm mine’ş-şeytâni’r-racîm; şeytanın vesvesesinden, üfürmesinden ve nefesinden, işiten ve her şeyden haberdar olan Allah’a sığınırım.”
İmam Mâlik ise namazda istiaze getirilmez, demiştir. Çünkü az önce namazın açılışı konusunda geçen Enes’in hadisi buna işaret etmektedir. Buna dair cevaplar ise daha önce geçmişti.
İstiazenin şekli:
Genel olarak şöyle söylenir:
“Eûzü billahi mine’ş-şeytâni’r-racîm”
(Kovulup taşlanmış şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım.)
Zira Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“Kur’an okuduğun zaman, o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.” (Nahl: 98)
İmam Ahmed’den nakledildiğine göre istiazenin şekli şu şekilde de olabilir:
“Eûzü billahi’s-Semîi’l-Alîm mine’ş-şeytâni’r-racîm”
(İşiten ve her şeyi bilen Allah’a sığınırım, şeytanın şerrinden.)
Bu noktada Ebu Saîd hadisi gelmiştir. Ayrıca Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.” (Fussilet Suresi: 36)
Bu, metne ziyade (ilave) anlam katmaktadır. İmam Ahmed’den nakledildiğine göre, o ayrıca şu ifadeyi de eklemiştir:
“Çünkü Allah işitendir, bilendir.”
Tüm bu şekiller uygundur ve bunlardan hangisiyle istiaze yapılırsa yapılsın güzeldir.
İstiaze sessizce yapılır.
el-Muvaffak (İbn Kudâme) bu konuda muhalif bir görüşe rastlamadığını belirtmiştir.