"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kıble konusunda ictihad eden

Kıble yönü hakkında ictihad eden kimse, şer’i konularda bilgisiz de olsa birtakım adet ve edevatla kıble yönünü araştırıp ortaya koyabilecek durumda olabilir. Çünkü hakkında delilleri (alet ve edevatları) olan her bir kimsenin bu bilgisi, -başkası bilgisiz olmuşsa dahi- bir müctehidin (araştırmacının) bilgisi gibi olabilmektedir. Mesela bu, bir fakihin kıble tesbitine dair delillerini bilmemesi ya da kör olması ve bu yönüyle -başkasını bilmiş olsa dahi- mukallit olmasını gerektirmektedir.

Bunun en açık örneği, yıldızlara dair deliller konusudur. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Onlar, yıldızlarla da yollarını doğrulturlar.” (Nahl Suresi: 16) “O, kara ve denizin karanlıklarında kendileri ile yol bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır.” (Enam Suresi: 97) Bunun da en bariz delili ve yol göstereni galaksi alemidir. Galaksi, kelebeğin değirmendeki dairesel döngüsü gibi, bir tarafında kutup yıldızı, diğer tarafında ise oğlak burcu bulunan bir yıldızdır; arasında ise küçük yıldız kümeleri yer alır…

Güneş ve ay menzilleri vardır -ki bunlar yirmi sekiz menzilden oluşmaktadır-. Rüzgar ise çoğu kez bu menzillerden şu dört tanesinden etkileşim sağlar. Bunlar: güneyden esen rüzgar, kuzeyden esen rüzgar, batıdan esen rüzgar (Deblir) ve doğudan esen rüzgar (Saba). Her iki rüzgar arasında ise “Nükeba” adı verilen ve bilinen iki esas yön aralığından esen yel yer alır, malum rüzgar yoluyla etkileşim içindedir. Bu şekilde rüzgar, özellik ve evsafı ile bilinmiş olmaktadır. İşte kıble yönünün en doğru bir şekilde bulunmasına zemin hazırlayan da budur.

Dolayısıyla bu şekildeki delil ve işaretlere dair ilmi bilen kimse, bu dalda bir müctehid sayılır. Kimi zaman da bazı araştırmacı bilginler, (kıble tespiti için) kendi memleketlerinde bulunan dağlarla, ovalarla, benzer şeyleri kullanmak suretiyle birtakım deliller elde edebilmektedirler. O zaman her kim ictihad ehlinden olur da yolculukta iken kıbleyi bilmeyecek olur ve kendisine kıble yönünü haber veren de yoksa bu durumda, ictihad ve araştırmasına bağlı karar kıldığı yöne doğru farz edip namazını kılar.

İctihad ettiği yöne doğru namaz kılar ve sonrasında başka bir namaz daha kılmak isterse, o ictihadını yenilemesi gerekir. Bu, Şafii mezhebinin görüşüdür. Çünkü ictihadının değişmesi, ikincisi hakkında söz konusu bir amel olur ve ilkinde kıldığı namazın aynı hükmüne dahil değildir. el-Muvaffak der ki: Bu hususta ihtilaf edeni bilmiyoruz.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kibleye-donmek/,https://kutsalayet.de/iki-kisinin-ictihadinin-farkli-olmasi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız