Ezanı ayakta okumak gerekir. İbn Münzir şöyle demiştir: Kendisinden ilim aldığım âlimlerin hepsinin icma ettiklerine göre, sünnet olan ezanı ayakta okumaktır. Zira Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in müezzinleri de ayakta oldukları halde ezan okurlardı. Bir özür olması durumunda oturarak okumakta sakınca yoktur. Ancak özürsüz olarak oturduğu yerden ezan okumak, ilim adamlarına göre geçerlidir, ancak mekruhtur.
İmam Ahmed’den meşhur gelen görüşe göre, müezzin elinin iki parmağını kulaklarının içine sokar. Tirmizî şöyle demiştir:
“İlim ehline göre amel de bu şekildedir. Yani müezzinin ezan okurken iki parmağını iki kulağına sokmasını, onlar müstehap görmüşlerdir.”
Çünkü bu minvalde Ebu Cuheyfe’den rivayete göre o, Bilal’i ezan okurken görmüş ve iki parmağı iki kulağında idi.
İmam Ahmed’den gelen diğer bir görüşte ise müezzin, ellerini kulaklarının üzerine koyar. el-Muvaffak şöyle demiştir:
“Birincisi daha doğrudur. Çünkü hadis, daha sahih ve meşhur olup ilim adamları da bununla amel etmişlerdir. Bunun yanında ikisinden hangisini yapmak isterse bu da güzeldir, bunları terk etmekte ise bir beis yoktur.”
Ezan okurken sesi yükseltmek müstehaptır. Çünkü ilan ve bildirim bu şekilde daha çok yayılır ve sevabı da daha çok olur. Yüksek bir yerde ezan okumak da müstehaptır. Böylece sesini daha uzaklara ulaştırmak için zemin hazırlamış olur.
el-Muvaffak der ki: Kıbleye yönelerek ezan okumanın müstehap oluşu hususunda ihtilaf edeni bilmiyoruz. Zira Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in müezzinleri kıbleye yönelerek ezan okurlardı.
“Hayya ale’s-salâh” dediği vakit sağ tarafına, “Hayya ale’l-felâh” dediğinde de sol tarafına yönelmesi müstehaptır. Bu yönelişinde ayaklarını kıble istikametinden çevirmez. Zira bu noktada Ebu Cuheyfe hadisinde geldiği üzere, kendisi Bilal’i ezan okurken görmüş, dönüyor, ağzını sağa sola çeviriyordu… Buhârî ve Müslim ittifak etmiştir.
Müslim’in lafzı ise şöyledir:
“Kendisi dönüp, ağzını sağa sola çeviriyor ve: ‘Hayya ale’s-salâh’, ‘Hayya ale’l-felâh’ diyordu.”