Ezan; namaz vaktini bildirme, haber vermedir. Ezanda aslolan bildirimdir. Yüce Allah buyurur ki: “Allah ve Resulü’nden bir bildirimdir…” (Tevbe Suresi: 3). Burada geçen ezan ifadesi, bildirim anlamındadır.
Terim anlamı olarak ezan; belli lafızlarla namaz vakitlerini haber veren duyuru ve bildirimdir. Ezanda çok fazilet ve büyük ecirler bulunmaktadır. Buna dair delil, Ebu Hureyre’nin Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’den yaptığı şu rivayettir: “İnsanlar, ezan okumakta ve birinci safta ne türlü (bereket ve) hayırlar olduğunu bilselerdi, bunları elde etmek için kura atmaktan başka çare bulmazlardı…” Buharî ve Müslim ittifak etmiştir. Bir hadis de şöyledir: “Müezzin, sesinin yetiştiği yere kadar insan, cin, hatta hiçbir şey yoktur ki, ezanı duymuş olsun da kıyamet gününde müezzin lehine şehadette bulunmasın.” (Başka) bir hadis de şöyledir: “Müezzinler, kıyamet gününde insanların en uzun boyluları olacaktır.”
Ezan mı daha faziletlidir yoksa imamlık mı? hususunda gelen rivayet hakkında ihtilaf edilmiştir.
Bir rivayete (görüşe) göre imamlık daha faziletlidir; çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) bu görevi bizzat kendisi yerine getirmiştir, aynı şekilde onun (Raşid) halifeleri de öyle. Ama müezzinliği icra etmemişlerdir. Onlar ki, sadece en faziletli olanı tercih ederlerdi. Bunun yanında imamlığın seçiminde en kâmil ve en üstün kimsenin hal ve durumu arandığı için, bu da imamlık makamının ne denli yüksek bir konuma haiz olduğunu göstermektedir.
Bir görüşe göre ise ezan okumak, (imamlıktan) daha faziletlidir. Zira ezan hakkında geçen deliller de bunu ifade etmektedir. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile halifelerinin bunu icra etmemiş olması, sadece vakitlerinin kısıtlı olmasından kaynaklanmaktadır.
Ezanda aslolan, sünnet olduğudur. Ümmet, beş vakit için ezan okunmasının meşru olduğu noktasında görüş birliği (icma) etmişlerdir.