Lügat anlamı olarak “teyemmüm”, kasdetmektir. Yüce Allah şöyle buyurur:
“(…) temiz toprakla teyemmüm alın.” (Maide Suresi: 6) Yani bunu kasdedin, demektir. Sonra fakihlerin tarifinde yüzün ve ellerin, temiz bir toprakla meshedilmesi olarak nakledilmiştir. Bu ise Kitap, sünnet ve icma’ya göre caizdir.
Yolculuk kısa da olsa uzun da olsa, teyemmüm alınabilir. Uzun olan yolculuk, namazın kısaltılmasına ve orucun tutulmamasına imkan veren yolculuk mesafesidir. Kısa olan yolculuk ise bunun da altında olan ve kendisine “sefer” ismi verilebilen yolculuk mesafesidir. İşte bu her iki durumda da teyemmüm alması kendisine mübahtır. Bu, İmam Malik ve İmam Şafii’nin görüşüdür. Kimisi de teyemmümün sadece uzun olan yolculuk için söz konusu olacağını ifade etmiştir.
Yüce Allah’ın: “Eğer cünüp oldunuz ise boy abdesti alın. Hasta yahut yolculuk halinde bulunursanız yahut biriniz tuvaletten gelirse yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsi birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin…” buyruğunun mutlak manası, teyemmümün tüm yolculuklar hakkında mübah olduğuna delalet etmektedir. Çünkü kısa olan yolculuklar çoğu kez tekrarlandığından, bu esnada suyun bulunmaması da çoğu zaman söz konusudur. Onun için de teyemmüm almaya ihtiyaç duyulur. Bu sebeple uzun yolculuk gibi, kısa olan yolculukta da (su ile abdest alma) farzı düşmüş olur.
Allah yolunda yapılan yolculuklar ile günah yolunda yapılan yolculuklar arasında bu noktada bir ayrım yoktur; çünkü teyemmüm almak bir azimettir ve diğer ruhsatların tersine terk edilmesi caiz değildir.