"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Zeker’e (Penis) dokunmak

İmam Ahmed’den bu konuda iki rivayet vardır:

Birincisi: Abdesti bozar. Bu, Evzâî, İmam Şafii ve İmam Malik’ten gelen meşhur görüşü oluşturmaktadır. Safvan’ın kızı Busra’nın rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim zekerine dokunacak olursa abdest alsın.” Ümmü Habibe’den nakledildiğine göre de, kendisi şöyle demiştir: “Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem)’i işittim şöyle buyurdular: ‘Her kim fercine dokunursa abdest alsın.'”

İkincisi: Dokunmakla abdest bozulmaz. Bunu, Rabia, Sevri ve rey ashabı söylemiştir. Çünkü bu noktada Kays b. Talk’ın babasından yaptığı rivayet bulunmaktadır. Orada şöyle geçer: “Abdest aldıktan sonra zekerini elleyen kimse hakkında ne dersiniz?” diye sorulunca, Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): “O ancak kendisinden bir parça değil midir?” cevabını vermiştir.

Bu hadisin zayıf olduğu ve hükmünün de kaldırıldığı (mensuh) şeklinde cevap verilmiştir. Çünkü (ravi olan) Talk, Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanına geldiğinde, hicretin ilk yılları ve Mescidin inşasını gerçekleştirdikleri zaman diliminde vuku bulmuştu. Halbuki Busr’un hadisi daha sonra gündeme gelmiştir ve bu durumda önceki hadisi nesh etmiş olmaktadır.

Hadisin genel anlamına göre zekerin kasden ya da başka bir amaçla ellemesinde bir fark yoktur. Elin içi ile dışı arasında herhangi bir fark yoktur. Bu, Ata ve Evzâî’nin görüşüdür. Bu noktada İmam Ahmed şu hadisi delil göstermiştir: “Kendisiyle arada bir şey (engel) olmadığı halde sizden birinizin eli tenasül uzvuna değecek olursa, abdest alsın.” Zira elinin dış yüzü de elinden sayılmaktadır. Ellemek ise arada engel olmadan (çıplak) şekilde ellemek, dokunmak demektir.

İmam Malik, Leys, İmam Şafii ve İshak ise abdestin, yalnız elin iç tarafıyla tenasül uzvu ellendiği vakit abdesti bozmuş olacağını, çünkü elin dışının, ellemek anlamı taşımayacağını, bu durumun dizi ellemek statüsünde bir anlamı ifade edeceğini belirtmişlerdir. Doğru görüşe göre el dışında dokunulduğu vakit abdest bozulmaz. Çünkü şeriatte söz konusu gelen hüküm mutlak olarak el hakkında gelmiştir, kol… hakkında gelmemiştir, onu kapsamaz. Buna dair delil; hırsızın elinin kesilmesi ve teyemmüm yapan kişinin ise elini meshetmesidir. Abdestte ise dirsekler kaydı gelmiştir.

Kişinin kendi tenasül uzvunu ellemek ile başkasınınkini ellemek arasında da bir ayrım yoktur. Çünkü başkasının zekerini ellemek günah olmanın yanında bir de şehvete ve cünüp olmaya davetiye çıkartmaktadır. İnsan ihtiyacı gereği kendi tenasül uzvunu ellemeye kimi zaman ihtiyaç duyar. Kendisine ait uzvunu ellemekle abdest bozulduğuna göre elbette ki başkasının uzvunu ellemesiyle abdestin bozulması daha önceliklidir. Bu, bir ikaz ve uyarıdır ve delilin öncesinde bilinmektedir. Bir de haberin (hadisin) genel anlamına göre, küçüğün ve büyüğün zekerini ellemek arasında da bir fark yoktur.

Zühri ve Evzâî’den nakledildiğine göre onlar; küçük çocuğun zekerini ellemekten dolayı abdest gerekmez; çünkü onu ellemek ve ona bakmak caizdir. Zira Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), Hasan’ın kuru üzümünü (zebibini) öpmüştür, demişlerdir.

Bu hadisin sabit olmadığı şeklinde cevap verilmiştir. Sonra ellemeyle abdestin bozulması, öpmesiyle de abdestinin bozulması anlamını gerektirmez. Bir de burada hadiseden sonra Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in abdest almadan namaz kıldığı da mevzu bahis değildir. Ellemenin ve ona bakmanın caiz olması, bizzat kendi zekeri hakkında iptal sebebidir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/ferce-vajina-dokunmak/,https://kutsalayet.de/dubur-anus-deligine-ellemek/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız