Âlimlerin cumhuru, temizliğin özellikle suyla yapılacağı ve diğer sıvılarla olmayacağı noktasında görüş belirtmişlerdir.
Bu noktada, Ebû Hanîfe’den gelen bazı rivayetler (görüşler) bulunmaktadır: Bunlardan birisi, yolculukta iken suyun bulunmaması halinde hurma şırasıyla abdest almanın caiz olduğudur. Diğeri, abdest ile teyemmümün birleştirilmesi ve bir diğeri de, cumhur mezhebinin kabul ettiği aynı görüştür. Nitekim, Ebû Yûsuf da bu görüşü almıştır.
Caiz görenlerin delili, İbn Mesud (radıyallahu anh)’ın yapmış olduğu rivayettir. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine (cinlerin Müslüman olduğu) gece:
“Su kabında ne var?” diye buyurunca, o: “Şıra var.” dedi. Bunun üzerine:
“Hurma güzeldir, suyu temizdir.” buyurdu.
Doğrusu, birinci görüştür. Çünkü su bulamayan kimsenin yapması vacip olan, Yüce Allah’ın şu buyruğu gereği teyemmüm almasıdır:
“Şayet su bulamayacak olursanız teyemmüm alınız.” (Nisâ Suresi 43; Mâide Suresi 6)
Bu, suyun olmadığı durumlarda toprakla temizlenilmesine dair açık hükmü oluşturmaktadır.
Hadisi öne sürerek cevaz verenlere gelince, bir defa bu hadis sabit değildir. Çünkü üzerinde ittifak edilen asıl husus, üzüm şırası ile abdestin alınamayacağıdır. Aynı şekilde hurma şırasıyla da öyle. İlim adamları, su olduğu hâlde ve hatta su olmadığı hâlde dahi bununla abdestin alınmayacağına dair icmâ etmişlerdir. Bu da gösteriyor ki bu konu, suyun bulunduğu durumdaki sular hükmüyle ilgili olmamakla birlikte, suyun bulunmadığı durum için de geçerlidir.
Suyun olmaması durumunda, şıra dışındaki sirke, sıvı yağ ve süt gibi sıvılara gelince, ilim adamları arasında bunlarla abdestin ve guslün olmayacağı noktasında görüş ayrılığı yoktur. Çünkü Yüce Allah temizlemeyi suya vermiştir; halbuki bunlarda “su” kapsamına giren bir şey yoktur.