"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Karışık (Katma) Su

Temizliğin, su dışında başka bir isme izafe edilmeyen (karışık ve katma olmayan) sular demek olan “mutlak suyla” yapılmasının caiz olduğuna dair açıklamalar geçmişti. Karışık sular üç kısma ayrılır:

1. Temizliğin Gerçekleşmeyeceği Kısım

Tek bir rivayete göre, kendisiyle temizliğin gerçekleşmeyeceği kısımdır. Bu, gülsuyu gibi temiz olan maddelerin sıkılması sonucu ya da kendisine temiz bir şeyin karışmasıyla ismini değiştiren ve diğer cüzlerine galip gelen veyahut da bakla suyu gibi temiz bir şeyi pişirirken neticede değişen sulardır. İşte bunlar ve benzeriyle temizlik caiz olmaz. Çünkü temizlik sadece suyla caiz olur; halbuki bunlar mutlak surette “su” ismi kapsamına girmezler.

2. Bir Özelliği Değişen Sular

Kendisinden kaçınılması mümkün olduğu hâlde, temiz bir şeyin karıştığı suyun; tadı, rengi ya da kokusundan birini değiştirmesi durumunda söz konusu olan kısımdır. Mesela, zaferan’ın karıştığı su gibi. Bu gibi suların temizleyiciliği hakkında İmam Ahmed’den iki rivayet gelmiştir:

Birinci görüş: Hanbelî mezhebindeki arkadaşlara göre doğru kabul edilen görüştür; bu su ile temizliğin olmayacağı yönündedir. Bu, İmam Mâlik ve İmam Şâfiî’nin de görüşüdür. Bu görüşün gerekçesi şöyledir: Kendisinden kaçınılması mümkün olduğu hâlde, temiz olmayan bir şeyin karışmasıyla değişen bir su, pişirilmesi sebebiyle değişenden daha belirgindir ve aynı zamanda bunun mutlak su özelliği kaybolmuş demektir. Diğerleriyle temizliğin gerçekleşmeyeceği kuvvetli bir delil ile sabit olan bu naslar, sadece kayıtlardan soyutlanmış mutlak su hakkında gelmiştir. Bunun için, şayet bir alışverişte bu su için bir kimse vekil kılınacak olursa, onu kabul etmesi zorunlu değildir.
İkinci görüş: Böyle bir su ile abdest almanın caiz olduğu yönündeki görüştür. Bu görüş, Ebû Hanîfe’nin mezhebine aittir. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurur: “Şayet su bulamayacak olursanız teyemmüm alınız.” (Nisâ Suresi 43; Mâide Suresi 6) Bu, bütün sular hakkında genel bir hükmü ifade etmektedir; zira ayette nefyin siyakında gelen “su” ifadesi nekre (belirsiz) şeklinde gelmiştir. Dolayısıyla da bu suyun bulunmasıyla teyemmüm almak caiz değildir.

3. Temizliğin Gerçekleşeceği Kısım

Tek bir rivayete göre, kendisiyle temizliğin gerçekleşeceği kısımdır. Bunda ihtilaf yoktur ve bazı türleri vardır:

a) Yer ve haznesine izafe edilen sular: Bunlar karışmış sular kısmından değildir. Nehir ve kuyu suları gibi.
b) Sakınılması mümkün olmayan sular: Mesela, içerisinde yosun gibi suyun içinde oluşan ya da içerisine rüzgarın savurduğu bir şeyin düşmesi veyahut sel suları gibi benzer suların durumu. Bunlar mazur görülmüştür. Çünkü bunlardan kaçınılması zordur. Bunlardan bir şey alınır da suya ya da başka yere atılacak olursa, bunların hükmü, kendisinden sakınılması mümkün olan sular hükmüne dahil olur.
c) Toprak gibi suyu değiştiren ama temiz olma vasfını engellemeyen durumlar: Suya muvafık şeyle temiz olma özelliğini değiştirecek olursa bu da normal su gibi temizdir ve temizleyicidir. Aynı şekilde akıcı bir tuzla (madeni tuz) değişen su da böyledir. Çünkü bunun da aslı sudur.
d) Karışmaksızın bir arada bulunmaktan dolayı suyun değiştiği durum: Mesela, farklı çeşitlerine göre sıvı yağ buna bir örnektir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hurma-sirasiyla-abdest-almak/,https://kutsalayet.de/beklemesiyle-degisen-su/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız