Gid ha-nashe (siyatik siniri) yasağı, hem Eretz Yisrael’de hem de diasporada, Tapınak zamanında da, Tapınak yokken de geçerlidir. Hem sıradan hayvanlarda hem de adanmış kurbanlarda geçerlidir. Hem evcil hem de yabanî hayvanlarda geçerlidir; sağ arka bacakta olduğu gibi sol arka bacakta da geçerlidir. Ancak kuşlarda geçerli değildir, çünkü onların bu bölgesi (siyatik sinir yapısı) yoktur. Ayrıca ceninlerde (rahimdeki yavru) de geçerlidir. Rabbi Yehuda ceninlerde geçerli olmadığını söyler. Bu sinirin yağı (çevresindeki yağ dokusu) ise yenmesi serbesttir. Kasaplar bu konuda güvenilir değildir, Rabbi Meir böyle der. Fakat bilginler der ki: Kasaplara hem bu sinir hem de yağ konusunda güvenilebilir.
Bir kişi içinde gid ha-nashe bulunan bir budu bir yabancıya gönderebilir; çünkü sinirin yeri tanınabilir ve bellidir. Gid ha-nashe’yi çıkaran biri onu tamamen çıkarmalıdır. Rabbi Yehuda der ki: Sadece çıkarma mitsvasını yerine getirecek kadarını çıkarması yeterlidir.
Gid ha-nashe’den bir zeytin kadar yiyen kişi kırbaç cezası alır. Daha az miktarda da yese, yine de cezaya çarptırılır. Her iki bacaktan birer zeytin kadar yerse, seksen kırbaç alır. Rabbi Yehuda ise tek bir ceza yani kırk kırbaç verileceğini söyler.
Bir but gid ha-nashe ile birlikte pişirilirse ve sinirin tadı ete geçmişse, bu etin yenmesi yasaktır. Bu durum, sinirin tadı turp gibi sert bir yiyecek içine geçmesiyle kıyaslanarak ölçülür.
Gid ha-nashe diğer sinirlerle birlikte pişirilirse ve ayırt edilebiliyorsa, tadına göre değerlendirilir. Ayırt edilemiyorsa hepsi yasaktır. Sosu da tadına göre değerlendirilir. Aynı kural nevela (ölü hayvan eti) ya da haram balık etinin karışımıyla pişirilmesi durumunda da geçerlidir. Ayırt edilebiliyorsa tadına göre değerlendirilir. Ayırt edilemiyorsa hepsi haramdır. Sos da tadına göre değerlendirilir.
Bu kural, temiz hayvanlar için geçerlidir ama Rabbi Yehuda’ya göre impure (tame – ritüel olarak kirli) hayvanlar için de geçerlidir. Rabbi Yehuda şöyle der: Bu yasak Yakup’un soyundan gelenler için getirildi, ama o zamanlar temiz olmayan hayvanların etini yemelerine zaten izin verilmişti. Bilginler ise ona şöyle cevap verdiler: Bu yasa, Sina Dağı’nda verildi fakat Tora’da olayın geçtiği yerde yazıldı (yani Yaratılış’ta anlatıldı ama bağlayıcılığı Tora’nın verilmesiyle başladı).