"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Tebbet 4

Odun taşıyıcısı olan karısı da

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Vemraetuhu hammalete l-hatab (ve karısı da odun taşıyıcısıdır)

Mukatil Tefsiri
Karısı, Ebû Süfyân’ın kız kardeşi Ümmü Cemîl bint Harb idi. O, dikenleri ve zarar verici şeyleri toplayıp Nebi’nin geçtiği yola atar, ona eziyet vermeye çalışırdı.

Taberi Tefsiri
Yani Ebû Leheb de, odun taşıyıcısı olan karısı da alevli ateşe girecektir. “Odun taşıyıcısı” ifadesinin kıraatinde ihtilaf edilmiştir. Medine, Kûfe ve Basra kıraat âlimlerinin geneli bunu “odun taşıyıcısı” anlamında merfû okumuştur. Abdullah b. Ebî İshak’ın ise mansup okuduğu rivayet edilmiştir. Âsım’dan hem merfû hem mansup okuduğu aktarılmıştır. Merfû okuyan kimse bunu kadının sıfatı yapar; kadını merfû kılan önceki haber, yani “girecektir” sözüdür. Bunun, “boynunda” ifadesindeki sıfat sebebiyle merfû olması da mümkündür ve “odun taşıyıcısı” kadının niteliği olur. Mansup okunuş ise zem ve kınama üzeredir; ayrıca kadından kesme yoluyla mansup olması da mümkündür, çünkü “kadın” marife, “odun taşıyıcısı” ise nekredir. Bize göre doğru kıraat merfû okumaktır; çünkü bu iki kullanımdan daha fasih olanıdır ve kıraat imamlarının hücceti bu okunuşta birleşmiştir.

Tefsir ehli, “odun taşıyıcısı” sözünün anlamında ihtilaf etmiştir. Bazıları onun diken getirip Peygamberin namaza çıktığında ayağına batsın diye yoluna attığını söylemiştir. İbn Abbas’tan rivayet edilmiştir: “Karısı, odun taşıyıcısı” ayeti hakkında “Diken taşır, Peygamberin ve ashabının ayağını yaralaması için onun yoluna atardı” denilmiştir; ayrıca “odun taşıyıcısı” için “söz taşıyan, laf götürüp getiren kadın” da denilmiştir. Yezîd b. Zeyd’den rivayet edilmiştir: Ebû Leheb’in karısı Peygamberin yoluna diken atardı; bunun üzerine “Ebû Leheb’in iki eli kurusun” ve “karısı, odun taşıyıcısı” ayetleri indi. Atiyye el-Cedelî’den rivayet edilmiştir: “Odun taşıyıcısı” ifadesi hakkında, “Peygamberin yoluna dikenli çalı koyardı; fakat Peygamber sanki bir kum tepeciğine basıyormuş gibi üzerinden geçerdi” demiştir. Dahhâk, “Diken taşır ve Peygamberin yoluna atardı ki onu yaralasın” demiştir. İbn Zeyd de “Diken dalları getirir, geceleyin Peygamberin yoluna atardı” demiştir.

Başkaları ise ona “odun taşıyıcısı” denilmesinin sebebinin, söz taşıması, insanlar arasında laf götürüp getirmesi ve Peygamberi fakirlikle ayıplaması olduğunu söylemiştir. İkrime, “Odun taşıyıcısı” hakkında “Laf taşırdı” demiştir. Mücahid, “Laf taşırdı” demiştir. Yine Mücahid’den “odun taşıyıcısı”nın “nemime, yani söz taşıma” anlamında olduğu rivayet edilmiştir. Katade, “İnsanlardan birinin sözünü diğerine taşırdı” demiştir. Başka bir rivayette Katade, “Söz odunu taşır, laf götürüp getirirdi” demiştir. Bazıları da “Peygamberi fakirlikle ayıplardı; kendisi de odun taşırdı, bu yüzden odun taşımasıyla ayıplandı” demiştir.

Bana göre bu iki görüşten doğruya en yakın olanı, onun diken taşıyıp Peygamberin yoluna attığını söyleyen görüştür. Çünkü sözün zahir anlamı budur. İbn İshak yoluyla Yezîd b. Zeyd’den rivayet edilmiştir: “Ebû Leheb’in iki eli kurusun” ayeti inince Ebû Leheb’in karısına, Peygamberin onu hicvettiği haberi ulaştı. O, “Beni neyle hicvediyor? Muhammed’in söylediği gibi beni hiç odun taşırken, boynumda hurma lifi ip varken gördünüz mü?” dedi. Bir süre bekledi, sonra Peygambere geldi ve “Rabbin seni terk etti ve sana darıldı” dedi. Bunun üzerine Allah “Kuşluk vaktine ve kararıp durgunlaştığı zaman geceye andolsun; Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı” ayetlerini indirdi.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/tebbet-3/,https://kutsalayet.de/tebbet-5/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız