En yüce Rabbinin adını tesbih et.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Sebbihi (tesbih et) isme (adını) rabbike (Rabbinin) el-a’la (en yüce)
Mukatil Tefsiri
Yani en yüce olan Rabbinin adını şirkten uzak tut ve onu tevhid ile yücelt. Bu, “Allah’tan başka ilâh yoktur” şehadetiyle O’nu birlemektir.
Taberi Tefsiri
Tevil ehli, “En yüce Rabbinin adını tesbih et” buyruğunun tevilinde ihtilaf etmiştir. Bazıları şöyle demiştir: Bunun anlamı, “En yüce olan Rabbini yücelt; O’ndan daha yüce ve daha büyük hiçbir rab yoktur” demektir. Onlardan bazıları bu ayeti okuduğunda, “En yüce Rabbimi tesbih ederim” derdi. Bunu söyleyenlerden nakledilenler şunlardır: Yakub b. İbrahim bana anlattı, dedi ki: Hüşeym bize anlattı, dedi ki: Ebu Bişr bize Saîd b. Cübeyr’den, o da İbn Ömer’den haber verdi; İbn Ömer, “En yüce Rabbinin adını tesbih et” ayetini okuduğunda, “En yüce Rabbimi tesbih ederim” derdi. “O ki yarattı ve düzgün kıldı” buyruğu da Ubey b. Ka‘b’ın kıraatinde böyleydi. İbn Beşşâr bize anlattı, dedi ki: Abdurrahman bize anlattı, dedi ki: Süfyân bize Süddî’den, o da Abd Hayr’dan nakletti; dedi ki: Ali’nin “En yüce Rabbinin adını tesbih et” ayetini okuyup ardından “En yüce Rabbimi tesbih ederim” dediğini işittim. İbn Humeyd bize anlattı, dedi ki: Hakkâm bize Anbese’den, o da Ebu İshak el-Hemdânî’den nakletti; İbn Abbas, “En yüce Rabbinin adını tesbih et” ayetini okuduğunda, “En yüce Rabbimi tesbih ederim” derdi; “Kıyamet gününe yemin ederim” ayetini okuyup sonundaki “Bütün bunları yapan, ölüleri diriltmeye kadir değil midir?” ayetine geldiğinde ise, “Seni tenzih ederim Allah’ım, elbette kadirdir” derdi (Kıyâme 40). Bişr bize anlattı, dedi ki: Yezîd bize anlattı, dedi ki: Saîd bize Katâde’den nakletti; “En yüce Rabbinin adını tesbih et” buyruğu hakkında şöyle demiştir: Bize anlatıldığına göre Allah’ın Nebîsi bu ayeti okuduğunda, “En yüce Rabbimi tesbih ederim” derdi. İbn Humeyd bize anlattı, dedi ki: Mehrân bize Hârice’den, o da Davud’dan, o da Ziyad b. Abdullah’tan nakletti; dedi ki: İbn Abbas’ın akşam namazında “En yüce Rabbinin adını tesbih et” ayetini okuyup “En yüce Rabbimi tesbih ederim” dediğini işittim. Başkaları ise şöyle demiştir: Bunun anlamı, “Ey Muhammed! En yüce Rabbinin adını, O’ndan başkasına verilmekten tenzih et” demektir. Allah bununla onu, müşriklerin yaptıkları gibi yapmaktan sakındırmıştır; çünkü onlar ilahlarının bir kısmına Lât, bir kısmına Uzzâ adını vermişlerdi. Başkaları ise şöyle demiştir: Bunun anlamı, Allah’ı müşriklerin O’nun hakkında söylediklerinden tenzih etmektir; nitekim Allah, “Allah’tan başkasına yalvardıklarına sövmeyin ki onlar da bilgisizlikle haddi aşarak Allah’a sövmesinler” buyurmuştur (En‘âm 108). Onlar bu ayetin anlamının, “En yüce Rabbini tesbih et” olduğunu söylemişler ve burada özellikle ismin kastedilmediğini belirtmişlerdir. Başkaları ise şöyle demiştir: “Ey Muhammed! En yüce Rabbini anışını ve O’nu adlandırışını, O’nu ancak huşû ve alçak gönüllülük içinde anacak şekilde arındır” demektir. Onlara göre burada isimle kastedilen, adlandırmadır; fakat isim kelimesi mastar yerine konulmuştur. Başkaları da şöyle demiştir: “En yüce Rabbinin adını tesbih et” sözünün anlamı, “Ey Muhammed! Rabbini zikrederek namaz kıl” demektir; yani O’nu anarak, O’ndan korkan ve ürperen bir hâlde namaz kıl. Bize göre bu konuda doğruya en uygun söz şudur: Bunun anlamı, “Rabbinin adını, ilahlara ve putlara verilmekten tenzih et” demektir. Çünkü Resûlullah’tan ve sahabeden nakledilen haberlere göre onlar bu ayeti okuduklarında “En yüce Rabbimi tesbih ederim” derlerdi. Bu da bu ayetin anlamının onların yanında bilindiğini göstermektedir: Rabbinin adını yücelt ve onu tenzih et.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…