Hani onlar onun başında oturuyorlardı.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
İz (o zaman) hum (onlar) aleyha (onun üzerinde) kuud (oturuyorlardı)
Mukatil Tefsiri
Yusuf ve adamları hendeğin kenarında oturmuşlardı. Ateşin başında bekleyerek müminlerin yakılışını seyrediyorlardı.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın zikri şöyle buyurmaktadır: Yakıtlı ateş; hani hendek sahiplerinden olan bu kâfirler onun, yani ateşin başında oturuyorlardı. Burada “onun başında” denilmiştir; anlam ise onların hendeğin kenarında oturduklarıdır. Böylece “ateşin başında” denilmiş, fakat bununla hendeğin kenarı kastedilmiştir; çünkü dinleyenler bunun anlamını bilmektedir. Katâde bu konuda şöyle derdi: Bişr bize anlattı, dedi ki: Yezîd bize anlattı, dedi ki: Saîd bize Katâde’den nakletti; o, “Yakıtlı ateş; hani onlar onun başında oturuyorlardı” sözü hakkında şöyle demiştir: “Bununla müminleri kastetmiştir.” Katâde’nin yaptığı bu tevil, hendek sahiplerinin iman ehlinden olduğunu söyleyenlerin görüşüne göredir. Biz ise daha önce bunun doğru tevilinin Katâde’nin yönelttiği bu görüşten başka olduğunu delilleriyle açıklamıştık.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…