"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Abese 16

Şerefli, iyi huylu kimseler.

Diyanet Vakfı
11, 12, 13, 14, 15, 16. Hayır! Şüphesiz bunlar (ayetler), değerli ve güvenilir katiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüce makamlara kaldırılmış mukaddes sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kurandan) öğüt alır.

Kurtubi Tefsiri
Emrine itaatkâr, oldukça değerli kâtiblerin elleri ile (yazılmıştır).

“…Kâtiblerin elleri ile” yani, yüce Allah’ın kendisi ile rasûlleri arasında elçi kıldığı melekler iyi ve itaatkâr kimselerdir. Herhangi bir günah işleyerek kirlenmiş değillerdir. Ebû Salih, İbn Abbâs’tan şöyle dediğini rivâyet etmektedir: Bu sahifeler tertemizdir, onları taşıyanlara (ezberleyip, hıfzedenlere) temizlik sağlar.

“Kâtiblerin elleri ile” âyeti da “yazıcılar” demektir, diye açıklamıştır. Mücahid de böyle açıklamıştır.

Bunlar, kulların amellerini sahifelere yazan Kirâmen Kâtibin melekleridir. “Kitaplar” demek olup, tekili ‘dir. Nitekim Kâtib ve kâtibler” demek de böyledir. Yazdım” anlamındadır. Kitaba da ;ısifr” denilir, çoğulu da “esfâr” …diye gelir.

ez-Zeccâc dedi ki: Kitaba -“sin” harfi kesreli olarak- “sifr”, katibe de “safir” denilmesinin sebebi, bunun bir şeyi açıklayıp, vuzuha kavuşturması anlamını taşıdığından dolayıdır. Sabah etrafı aydınlattığı vakit: Sabah oldu” denilir. Kadın yüzünden peçeyi açtı” demektir, (ez-Zeccâc devamla) dedi ki: O kimselerin arasını düzelttim, düzeltiyorum, düzeltmek (sefirlik)” de buradan gelmektedir. el-Ferrâ’ da böyle demiş ve şu beyiti zikretmiştir:

“Ben, kavmim arasını düzeltmeyi (sefirlik yapmayı) terketmeyeceğim

Ve eğer gidip gelirsem, hiçbir zaman aldatmak için gidip gelmeyeceğim.”

Sefirde kavmin arasını düzelten ve elçilik yapan kimse demektir. Çoğulu “süferâ” …diye gelir. “Fakih”in çoğulunun “fukahâ” diye gelmesi gibi. İbranicede sahaflara “süfera” ismi verilir.

Katade dedi ki: Burada geçen: Kâtibler” burada kurra (Kur’ân okuyanlar) demektir. Çünkü onlar sifirleri okurlar. Yine ondan İbn Abbâs’ın açıkladığı gibi bir açıklama da rivâyet edilmiştir.

Vehb b. Münebbih dedi ki:

“Emrine itaatkar, oldukça değerli kâtiblerin elleri ile” âyetinde kastedilenler, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın ashabıdır.

İbnu’l-Arabî dedi ki: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabı gerçekten itaatkâr, oldukça değerli okuyucular idiler, Fakat bu âyet-i kerimede kastedilenler, onlar değildir, onlar kastedilenlere yakın kimseler de değildir. Aksine bu mutlak olarak anıldığı takdirde meleklere has bir lafızdır. Onların dışında bu ismi taşımakta kimse onlarla ortak değildir, onun kapsamına onlardan başkası girmez.

Sahih’de Âişe (radıyallahü anha)’dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Kur’ân’ı ezberlemiş olduğu halde, Kur’ân okuyanın misali emrine itaatkâr, oldukça değerli kâtibler ile birlikte olmaktır. Kur’ân’ı okumayı öğrenip onu ara sıra okuyan ve bu okuyuşu kendisine ağır gelen için de iki ecir vardır.” Buhârî, İV, 1882; Müslim, I, 549; Tirmizî, V, 171: Ebû Davud, II, 70; İbn Mace, II, 1242; Müsned, VI, 4H, 94, 110, 266 Hadis muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim tarafından rivâyet edilmiş) olup, lâfız Buharî’ye aittir,

“Oldukça değerli”, Rabbleri nezdinde, oldukça değerli demektir. Bu açıklamayı el-Kelbî yapmıştır. el-Hasen: Masiyet işlemek tenezzülünde bulunmayan demektir. Onlar, kendilerini bu halden üstün tutarlar. ed-Dahhak’ın, İbn Abbâs’tan rivâyetine göre;

“oldukça değerli” âyeti hakkında şöyle demiştir: Onlar, Âdem oğlu hanımı ile başbaşa kaklığı vakit yahut ihtiyacını görmek için çekildiğinde, onunla birlikte bulunmaktan uzak kalırlar.

Başkalarının menfaatlerini kendi menfaatlerine tercih ederler, diye de açıklanmıştır.

“Emrine İtaatkâr” (anlamı verilen): lâfzı in çoğuludur. “Kâfir”in çoğulunun “kefere” şeklinde “sâhir (sihirbazım çoğulunun “sehara” şeklinde “fâcir”in çoğulunun “fecere” şeklinde gelmesi gibi. Bir kimse doğruluğa ve sıdka ehil olduğu takdirde; ile diye anılır. Filan kişi yemininde sadık oldu (yeminini yerine getirdi, ona bağlı kaldı)” ifadesi buradan geldiği gibi: Filan kişi yaratıcısına itaatkardır, O’na itaat eder” demektir. Buna göre

“emrine itaatkar” âyeti, Allah’a itaat eden, amellerinde Allah’a sadakat gösteren (ihlaslı amel eden) kimseler demektir. el-Vakıa Süresi’nde yüce Allah’ın:

“Şüphesiz o oldukça şerefli bir Kur’ândır. Korunan bir kitaptadır. Ona ancak tam anlamı ile temizlenmiş kimseler el sürebilir” (el-Vakıa, 56/77-79) âyeti açıklanırken, orada sözü dilenlerin bu sûrede sözü edilen “emrine itaatkar, oldukça değerli katibler” olduklarını açıklamış bulunuyoruz.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/abese-15/,https://kutsalayet.de/abese-17/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız