Şüphesiz bunlar dünya hayatını seviyor ve önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
İnne haulai (şüphesiz bunlar) yuhibbune (seviyorlar) el-acileh (peşin olan dünyayı), ve yezerune (ve bırakıyorlar) veraehum (arkalarında) yevmen (bir günü) sekila (ağır olanı).
Mukatil Tefsiri
Allah tekrar önceki söze döndü ve şöyle buyurdu:
“Şüphesiz bunlar.”
Yani seni küfre çağıran kimseler.
“Peşin olanı seviyorlar.”
Yani dünyayı seviyorlar.
Onların bütün düşünceleri altın, gümüş, bina, elbise ve binek gibi dünya nimetleridir.
“Önlerindeki ağır günü bırakıyorlar.”
Kur’an’da “arkalarında” ifadesi bazen “önlerinde” anlamında kullanılır.
Buradaki ağır gün kıyamet günüdür.
Bu gün kâfirler için ağırdır.
Diriltildiklerinde, hesaba çekildiklerinde ve sırattan geçerken onlara çok ağır gelir.
Onun süresi üç yüz kırk yıl kadardır.
Mümine gelince; Allah onun kabirden çıkışını, mahşerde toplanışını, hesabını ve sırattan geçişini kolaylaştırır.
Bu sebeple Allah şöyle buyurmuştur:
“O gün kâfirler için zorlu bir gündür; kolay değildir.” (Müddessir 9-10)
Taberi Tefsiri
Allah Teâlâ buyuruyor ki: Bu müşrikler geçici olan dünya hayatını seviyorlar. Dünyada kalmayı arzuluyor, onun süs ve ziynetlerine aldanıyorlar.
“Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar.”
Yani ahiret için çalışmayı terk ediyorlar. Kendilerini Allah’ın azabından kurtaracak amelleri arkalarına atıyor ve önemsemiyorlar. Burada kastedilen “ağır gün”, ahiret günüdür.
Bazı müfessirler ayetin anlamını “önlerinde bulunan ağır günü terk ediyorlar” şeklinde açıklamışlardır. Bu görüş de mümkündür. Ancak Taberî, “arkalarına atıyorlar, önemsemiyorlar” anlamının ayetin lafzına daha uygun olduğunu belirtmiştir.
Süfyân es-Sevrî bu ayet hakkında şöyle demiştir:
“Buradaki ağır gün, ahirettir.”
Dolayısıyla ayetin anlamı şudur: Bu müşrikler dünyayı sevip ona bağlanmışlar, fakat hesap, ceza ve sorgunun gerçekleşeceği o çetin ahiret günü için hazırlık yapmayı terk etmişlerdir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…