İnsanlar için bir uyarıcıdır.
Diyanet Vakfı
35, 36, 37. O (cehennem), insanlık için, sizden ileri gitmek ya da geri kalmak isteyen kimseler için büyük uyarıcı musibetlerden biridir.
Kurtubi Tefsiri
İnsanlar İçin bir uyarıcıdır.
“İnsanlar için bir uyarıcıdır” âyetinden kasıt, cehennem ateşidir. Yani nitelikleri belirtilen bu cehennem ateşi
“insanlar için bir uyarıcıdır.”
Bu âyette;
“Bir uyarıcıdır” âyeti; Muhakkak ki o” Lâfzındaki zamirden hal olarak nasb ile gelmiştir. Bu açıklamayı ez-Zeccâc yapmıştır. “Uyarı” anlamındaki lâfzın, müzekker olarak gelmesi, azâb anlamında oluşundan dolayıdır. Yahutta nisbet anlamı ile; Uyarıcı Özelliğine sahih” demek olabilir. Bu da Arapların Boşanmış kadın, temiz kadın” demelerine benzer.
el-Halil dedi ki: Nezir: Uyarıcı, korkutucu lâfzı “nekr” gibi mastardır. Müennese (bu şekliyle) sıfat yapılmasının sebebi de budur.
el-Hasen dedi ki: Allah’a yemin ederim ki, O, insanları cehennem ateşinden daha dehşetli bir şeyle uyarmış, korkutmuş değildir.
“Nezîr: Uyarıcı”den kastın, Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) olduğu da söylenmiştir. Yani sen insanlara uyarıcı olarak kalk; yani sen onlar için bir korkutucu olarak dikil. Buna göre
“uyarıcı” lâfzı sûrenin baş taraflarında geçen “kalk ve uyar” lâfzındaki “kalk!” emrinden haldir.
Ebû Ali el-Fârisî ve İbn Zeyd, bu İbn Abbâs’tan da rivâyet edilmiştir, demişlerse de el-Ferrâ’ bunu kabul etmemektedir.
innu lntjarf dedi ki: Bazı müfessirler anlamının şöyle olduğunu söylemişlerdir: “Ey örtünüp bürünen! İnsanlar için bir uyarıcı olarak kalk!” Ancak böyle bir açıklama güzel değildir. Çünkü her ikisi arasındaki ifadeler alabildiğine uzamış bulunmaktadır.
Bir başka açıklamaya göre, bu yüce Allah’ın sıfatlarındandır. Ebû Muaviye ed-Darîr şunu rivâyet etmektedir: Bize İsmail b. Semî, Ebû Rezîn’den anlattı.
“İnsanlar için bir uyarıcıdır” âyeti hakkında dedi ki: Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ben sizi ondan uyarıyorum. O halele ondan sakının ve korkun.
Bu açıklamaya göre; Uyarıcı” lâfzı hal olarak nasbedilmiştir. Yani:
“Biz, cehennem bekçilerini yalnız meleklerden yaptık.” Bununla insanlara uyarıcı olayım diye (yaptım), demek olur.
Lâfzın, yüce Allah’ın:
“Rabbinin ordularını O’ndan başka kimse bilmez” âyetindeki “O” lâfzından hal olduğu da söylenmiştir. Buna göre anlam şöyle olur: İnsanları uyarıcı olmak üzere Rabbinin ordularını Ondan başka kimse bilmez
Şöyle de açıklanmıştır: Bu mastar konumundadır. Sanki: İnsanları kesinlikle uyarmak için” diye buyurmuş gibidir.
el-Ferrâ” dedi ki: Buradaki “uyarıcı”nın “uyarmak” anlamında olması da mümkündür. Bir uyarıda bulun!” demektir. Bu da yüce Allah’ın:
“Benim korkutmam…. nasılmış?” (el-Mülk, 67/17) âyetine benzer ki: Benim korkutmam, benim uyarmam” demektir. Buna göre sûrenin başı ile alakalı olmaktadır. Yani: “Kalk ve uyar.” Bu da; anlamındadır (ki uyardıkça uyar, iyiden iyiye uyar, gibi bir anlam ifade eder).
Takdir edilen bir fiil ile nasbedildiği de söylenmiştir.
İbn Ebi Able: Bir uyarıcıdır” şeklinde ref ile: O” takdiri ile okumuştur. Yani şüphesiz ki Kur’ân-ı Kerîm -ihtiva ettiği vaad ve tehditler dolayısıyla- bütün insanlık için bir uyarıcıdır, diye açıklanmıştır.