"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Müddessir 18

Şüphesiz düşündü ve ölçtü.

Diyanet Vakfı
Zira o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.

Kurtubi Tefsiri
Çünkü o düşündü, ölçtü, biçti.

“Çünkü düşündü, ölçtü, biçti.” Yani el-Velîd, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkında düşündü ve içinde söyleyeceği sözleri hazırladı. Nitekim Araplar bir şeyi hazırlamayı anlatmak için: “(……..): O şeyi takdir eltim (hazırladım, ölçtüm, biçtim)” derler.

Bu da şöyle olmuştu: Yüce Allah’ın:

“Hâ, Mim. Kitabın indirilmesi, hükmünde galib, en iyi bilen Allah’tandır… Dönüş yalnız O’nadır” (el-Mü’min, 40/1-3) buyrukları nazil olunca, el-Velîd, Peygamber efendimizin bu buyrukları okuduğunu duydu ve şöyle dedi: Allah’a yemin ederim, ondan öyle bir söz dinledim ki, bu ne insanların ne cinlerin sözüdür. Şüphesiz o sözün bir tatlılığı, bir güzelliği vardır. Şüphesiz onun üst tarafı meyve verir, alt tarafı çok verimlidir. O yükseldikçe yükselir, fakat hiçbir şey onun üstüne çıkamaz. Bu sözü hiçbir insan söyleyemez.

Bunun üzerine Küreydiler: el-Velîd artık dininden döndüğüne göre Kureyş’in lümü dininden elbetteki dönecektir. el-Velki’e Kureyş’in reyhanı denilirdi.

Ebû Cehil: Sizin adınıza onun hakkından ben geleceğim, dedi. Üzüntülü bir şekilde yanına gitti, ona: Niye seni üzgün görüyorum? dedi. Ebû Cehil ona: Ne diye üzülmeyeyim ki? İşte Kureyşliler senin yaşlılığına karşı sana destek olmak üzere senin için harcayacağın bir mal topluyorlar. Senin Muhammed’in sözünü süslü gösterdiğini iddia ediyorlar. Sen İbn Ebi Kebşe (Peygamber efendimizi kastediyor) ve İbn Ebi Kuhâfe (Ebû Bekir’i kastediyor)’nin yanına onların artan yemeklerinden bir şeyler elde etmek için gidiyormuşsun.

el-Velîd bu işe kızdı ve büyüklenip dedi ki: Ben Muhammed’in ve arkadaşının kırıntılarına mı muhtaç mışım? Sizler benim ne kadar mal sahibi olduğumu biliyorsunuz? Lât ve Uzzâ’ya yemin ederim ki, benim bunlara ihtiyacım yoktur. Ancak sizler Muhammed’in deli olduğunu iddia ediyorsunuz. Siz hiçbir zaman boğulacak gibi olduğunu gördünüz mü? Allah’a yemin olsun ki hayır, dediler.

Yine el-Velîd dedi ki: Siz onun şair olduğunu iddia ediyorsunuz. Hiç şiir söylerken onu gördünüz mü? Allah’a yemin olsun ki hayır, dediler. Yine el-Velid: Onun yalancı olduğunu ileri sürüyorsunuz, asla yalan söylediğini tesbit ettiniz mi? Allah’a yemin olsun ki hayır, dediler. Siz onun bir kâhin olduğunu söylüyorsunuz. Hiç onun kâhinlik yaptığını gördünüz mü? Yemin olsun ki biz kâhinlerin sed’li (kafiyeli) sözler söylediklerini, sağa sola yaptıklarını gördüm. Siz onu hiç böyle gördünüz mü? dedi. Onlar yine: Allah’a yemin olsun ki hayır, dediler. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ise ileri derecedeki doğruluğundan dolayı “es-sâdiku’l-emin” diye adlandırılmıştı.

Bunun üzerine Kureyşliler el-Velid’e: Peki o nedir? diye sordu. Kendi kendisine düşündü, sonra baktı, sonra da kaşlarını çattı ve: O ancak bir sihirbazdır, dedi. Siz onun kişiyi hanımından, çocuğundan, kölelerinden ayırdığını görmüyor musunuz? İşte yüce Allah’ın:

“Çünkü o düşündü” âyeti bunu anlatmaktadır. Yani o, Muhammed ve Kur’ân hakkında düşündü “ölçtü, biçti” kendi kendisine onlar hakkında neler söyleyebileceğini tesbit etmeye çalıştı.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/muddessir-17/,https://kutsalayet.de/muddessir-19/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız