O zaman sizden hiç kimse buna engel olamazdı.
Diyanet Vakfı
Hiçbiriniz buna mani de olamazdınız.
Kurtubi Tefsiri
O zaman da sizden hiçbir kimse bunu ona yapmamıza engel olamazdı.
“O zaman da sizden hiçbir kimse bunu ona yapmamıza engel olamazdı” âyetindeki: …maz” edatı nefy (olumsuzluk) içindir.
“Hiçbir kimse” ise çoğul anlamındadır. Bundan dolayı onun sıfatı da çoğul olarak gelmiştir. Yani aranızdan hiçbir topluluk ona bunu yapmamıza engel olamazdı. Yüce Allah’ın: “Peygamberlerinden hiçbirini diğerinden ayırmayız” (el-Bakara, 2/285) âyetinde olduğu gibi. Çünkü “arasında” lâfzı ancak iki ve lanıknıştır. Nitekim Sultan zelil kılıp alçaltmak istediği kimse hakkında: Ellerini yakalayın, der. Yani elbetteki Biz elinin yakalanmasını emreder ve onu cezalandırmakta ileri giderdik.
“Sonra da kalbinin damarını elbette koparırdık.” Bununla kalbin en büyük damarını (aort) kastetmektedir. Onu helâk ederdik, demektir. Bu da kalbin kendisine asılı bulunduğu bir damar olup, koptuğu takdirde kişi ölür. Bu açıklamayı İbn Abbâs ve çoğu kimse yapmıştır. Şair şöyle demektedir: daha fazla kişi hakkında kullanılır. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) da şöyle buyurmuştur: “Ganimetler sizden önce başları siyah hiçbir kimseye helal olmamıştır.” Görüldüğü gibi burada “kimse” lâfzı tekit olmakla birlikte çoğul anlamındadır. Âyetteki: (ey. ) ise fazladan gelmiştir.
“Engel olmak” demektir. “Engel kimseler” lâfzının, “kimse” anlamındaki kelimenin -belirttiğimiz üzere manası gözönünde bulundurularak- sıfatı olması mümkündür. Bu durumda cer ınahallindedir. Haberi ise,
“Sîzden .,. kimse” lâfzıdır. Haber olarak nasb konumunda olması da mümkündür. O takdirde
“sizden” anlamındaki lâfız lağv olur ve:
“Engel” lâfzına taalluk eder. Bu durumda lağv olan bu lâfzın arada bulunması, haberin nasb olmasına engel olmaz. Tıpkı: “Zeyd’in sana rağbeti vardı” tabirinde araya gelen faslın (Zeyd lâfzını nasbetmesine) engel olmadığı gibi.