"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hakka 18

O gün siz ortaya konulursunuz, hiçbir gizliniz kalmaz.

Diyanet Vakfı
(Ey insanlar!) O gün (hesap için) huzura alınırsınız; size ait hiçbir sır gizli kalmaz.

Kurtubi Tefsiri
O günde -hiçbir şeyiniz gizli kalmaksızın- arzolunursunuz.

“O günde” Allah’a “.,.arzolunursunuz.” Buna delil de yüce Allah’ın:

“Saf halinde Rabbine arzedilecekler” (el-Kehf, 18/48) âyetidir.

Bu arz, daha önce Allah’ın bilmediği bir şeyi bu yolla öğreneceği bir arz değildir. Bunun anlamı hesaba çekmek ve amellerinin karşılığının verilmesi maksadı ile, onların cezalarını çekecekleri amelleri takrir etmek (söylemek ve itiraf ettirmek)dir. el-Hasen’in, Ebû Hüreyre’den rivâyetine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “İnsanlar kıyâmet gününde üç defa arzolunacaklardır. Bunların ikisinde tartışma ve mazeretler ileri sürülecek. İkincisinde ise; işte o vakit sahifeler uçuşarak, ellere ulaşacak, kimisi amel defterini sağ eliyle alacak, kimisi sol eliyle alacaktır.” Bu hadisi Tirmizî rivâyet etmiş ve şöyle demiştir: Hadis el-Hasen’in Ebû Hüreyre’den hadis dinlememiş olması açısından sahih değildir Tirmizi, IV, 617; İbn Mâce, II, 1430; Müsned, IV, -41’i

“Hiçbir şeyiniz gizli kalmaksızın” yani O bütün amellerinizi, amellerinizle ilgili herşeyi bilendir. Buna göre; “Gizli (olan) bir şey”: “Gizli şey” anlamındadır. Onların amellerinden gizleyip sakladıkları şey demektir. Bu açıklamayı İbn Şecere yapmıştır.

Hiçbir insan ona gizli kalmaz yani hesaba çekilmeyecek bir insan kalmayacaktır, diye de açıklanmıştır.

Abdullah b. Amr b. el-Âs dedi ki: Kâfir mü’minden, iyi günahkârdan gizli (ayırdedilmeksizin) kalmaz. Sizin hiçbir avretiniz dahi Örtülmez, gizlenmez, diye de açıklanmıştır. Nitekim Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “İnsanlar çıplak ve elbisesiz olarak hazfedileceklerdir…” Buhârî, III, 1222, 1271,; Müslim, 11, 705, IV, 2194; Tirmizî, IV, 615, V, 432, İbn Mâce, II, 1429; Müsned, î, 223, VI, 53, 89

Âsım dışında Kûfeliler:

“Gizli kalmaksızın” anlamı verilen lâfzı “ye” ile: diye okumuşlardır. Çünkü: “Gizli bir şey” lâfzının müennesliği hakiki değildir. Yüce Allah’ın:

“O zulmedenleri ise korkunç bir ses yakaladı” (Hud, 11/67) âyeti da buna benzemektedir. Bu okuyuşu Ebû Ubeyd tercih etmiştir. Çünkü fiil ile müennes olan isim arasına câr ve mecrur girmiştir.

Diğerleri ise “te” ile okumuştur. Ebû Hatim bu okuyuşu -“gizli bir şey” anlamındaki lâfzın müennesliğİ dolayısıyla- tercih etmiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hakka-17/,https://kutsalayet.de/hakka-19/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız