Bütün bunların yanında kaba, katı ve zenîm olan.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Utullin (kaba ve katı yürekli), ba’de zalike (bütün bunlardan sonra da) zenim (soysuz/sonradan katılmış biri).
Mukatil Tefsiri
“Bütün bunlardan sonra” yani sayılan bu sıfatlarla birlikte, “kaba ve katı yürekli” demektir. Buradaki “utull”, geniş karınlı, kalın boyunlu, çok yiyen, çok içen, zorba ve zalim kimse anlamındadır.
“Zenîm” ise, kulağının aslında koyunun kulağındaki fazlalık gibi bir et parçası bulunan kimse demektir. Bu, koyunun çenesinde sarkık duran fazlalık gibi, yaratılışındaki bir fazlalıktı.
Taberi Tefsiri
Allah Teâlâ, bu kişinin aynı zamanda “utull” olduğunu haber vermektedir. Arap dilinde “utull”, kaba, sert, katı, zorba ve küfründe şiddetli olan kimse için kullanılır. Araplar güçlü ve sert olan her şeyi bu isimle adlandırırlar.
Muhammed b. Sa’d → babası → amcası → babası → dedesi → İbn Abbas rivayetinde İbn Abbas:
“Utull, sert ve katı münafık demektir.” demiştir.
İshak b. Vehb el-Vâsıtî → Ebû Âmir el-Akdî → Züheyr b. Muhammed → Zeyd b. Eslem → Atâ b. Yesâr → Vehb ez-Zimârî rivayetinde şöyle denilmiştir:
“Allah yaratılışını eksiksiz yaptığı, karnını geniş kıldığı ve dünyadan ona bir pay verdiği halde insanlara zulmeden kişiden dolayı gök ve yer ağlar. İşte bu kişi utull ve zenîmdir.”
Ebû Küreyb → İbn İdrîs → Leys → Ebû Zübeyr → Ubeyd b. Umeyr rivayetinde Ubeyd b. Umeyr:
“Utull; çok yiyen, çok içen, güçlü ve sert kimsedir. Teraziye konsa bir arpa tanesi kadar değer taşımaz. Melek, bu türden yetmiş bin kişiyi bir hamlede cehenneme iter.” demiştir.
Ebû Küreyb → İbn Yemân → Süfyân → Mansûr → Ebû Rezin rivayetinde:
“Utull, şiddetli ve sert olan kimsedir.” denilmiştir.
İbn Humeyd → Cerîr → Mansûr → Ebû Rezin rivayetinde:
“Utull, sağlam yapılı ve güçlü kimsedir.” denilmiştir.
Yûnus → İbn Vehb → Muâviye b. Sâlih → Kesîr b. Hâris → Kâsım, Mevlâ Muâviye rivayetinde Resûlullah’a “utull zenîm” sorulmuş, Resûlullah:
“Hayâsız ve alçak kişidir.” buyurmuştur.
Yine Muâviye, İyâd b. Abdullah el-Fehrî → Mûsâ b. Ukbe → Resûlullah tarikiyle bunun benzerini rivayet etmiştir.
Yakub → İbn Uleyye → Ebû Recâ → Hasan rivayetinde Hasan:
“Utull zenîm; kötü ahlâklı ve alçak tabiatlı kimsedir.” demiştir.
Bişr → Yezîd → Saîd → Katâde rivayetinde Hasan ve Katâde:
“O, kötü ahlâklı ve alçak tabiatlı kimsedir.” demişlerdir.
İbn Abdüla’lâ → İbn Sevr → Ma’mer → Hasan rivayetinde Hasan:
“Utull; kötü ahlâklı ve alçak tabiatlı kimsedir.” demiştir.
İbn Abdüla’lâ → İbn Sevr → Ma’mer → Zeyd b. Eslem rivayetinde Resûlullah şöyle buyurmuştur:
“Allah bedenini sağlam yaptığı, karnını geniş kıldığı ve dünyadan ona bir pay verdiği halde insanlara zulmeden kuldan dolayı gök ağlar. İşte bu kişi utull zenîmdir.”
İbn Humeyd → Mihrân → Süfyân → Mansûr → Ebû Rezin rivayetinde:
“Utull, güçlü ve sert kişidir.” denilmiştir.
Cafer b. Muhammed el-Bezûrî → Ebû Zekeriyyâ (Yahyâ b. Mus’ab) → Ömer b. Nâfi’ rivayetinde İkrime’ye:
“Utull zenîm kimdir?” diye sorulmuş, o da:
“O, alçak kâfirdir.” demiştir.
Ali b. Hasan el-Ezdî → Yahyâ b. Yemân → Ebû Eşheb → Hasan rivayetinde Hasan:
“Kötü ahlâklı ve alçak tabiatlı kimsedir.” demiştir.
İbn Beşşâr → Muâz b. Hişâm → babası → Katâde rivayetinde Katâde:
“Utull zenîm; kötü ahlâklı ve alçak tabiatlı kimsedir.” demiştir.
Muhammed b. Amr → Ebû Âsım ve Hâris → Hasan → Verkâ → İbn Ebî Necîh → Mücahid rivayetinde Mücahid:
“Utull, taşkınlığı ve azgınlığı şiddetli olan kimsedir.” demiştir.
Hüseyin → Ebû Muâz → Ubeyd → Dahhâk rivayetinde Dahhâk:
“Utull, sert ve şiddetli olan kimsedir.” demiştir.
Ayetteki “ba’de zâlike” ifadesindeki “ba’de” burada “ile, birlikte” anlamındadır. Buna göre ayetin manası:
“Sert ve kaba olmasının yanında aynı zamanda zenîm olan kimse.”
şeklindedir.
“Zenîm” kelimesi Arap dilinde, bir topluluğa sonradan katılmış olduğu halde onlardan olmayan kişi için kullanılır.
Hassân b. Sâbit şöyle demiştir:
“Sen Hâşim oğullarına sonradan iliştirilmiş bir zenîmsin; tıpkı binicinin arkasına asılan tek oka benzer şekilde.”
Başka bir şair de şöyle demiştir:
“Zenîm, babasının kim olduğunu bilmeyen, kötü soylu ve aşağılık bir kişinin oğludur.”
Muhammed b. Sa’d → babası → amcası → babası → dedesi → İbn Abbas rivayetinde İbn Abbas:
“Zenîm, nesebe sonradan katılmış kimse demektir. Ayrıca kulağında veya bedeninde kendisiyle tanındığı bir çıkıntı bulunan kişi için de kullanılır. Bunun Ahnes b. Şerîk es-Sekafî olduğu söylenmiştir. O, Benî Zühre’nin antlaşmalı müttefikiydi. Benî Zühre’den bazıları ise bunun Esved b. Abdüyeğûs olduğunu ileri sürmüşlerdir.” demiştir.
Ebû Küreyb → İbn İdrîs → Hişâm → İkrime rivayetinde:
“Zenîm, nesebe sonradan katılmış kişidir.” denilmiştir.
Yûnus → İbn Vehb → Süleyman b. Bilâl → Abdurrahman b. Harmele → Saîd b. Müseyyeb rivayetinde Saîd b. Müseyyeb:
“Zenîm, bir topluluğa yapışmış olduğu halde onlardan olmayan kimsedir.” demiştir.
İbn Humeyd → Mihrân → Süfyân → Câbir → Hasan → Saîd b. Cübeyr rivayetinde:
“Zenîm, koyunun küpesinden tanındığı gibi kötülüğüyle tanınan kişidir.” demiştir.
İbn Müsennâ → Abdüla’lâ → Dâvûd → İkrime → İbn Abbas rivayetinde İbn Abbas:
“Bu kişi önce sıfatlarıyla anlatıldı fakat kim olduğu bilinmedi. Sonra ‘zenîm’ denilince tanındı. Çünkü boynunda koyunun küpesine benzeyen bir çıkıntı vardı.” demiştir.
Hüseyin b. Ali es-Sadâî → Ali b. Âsım → Dâvûd b. Ebî Hind → İkrime → İbn Abbas rivayetinde İbn Abbas:
“‘Yemin edip duran aşağılık, sürekli ayıplayan, laf taşıyan…’ ayetleri inince onun kim olduğunu anlayamadık. ‘Zenîm’ ayeti inince tanıdık. Çünkü onda koyunun küpesi gibi bir işaret vardı.” demiştir.
Ebû Küreyb → İbn İdrîs → tefsir ehli rivayetinde:
“Zenîm, koyunun küpesine benzeyen bir çıkıntısı bulunan kişidir.” denilmiştir.
Hüseyin → Ebû Muâz → Ubeyd → Dahhâk rivayetinde Dahhâk:
“Kulağının dibinde bir çıkıntı vardı. Ayrıca zenîm, nesebe sonradan katılmış aşağılık kişi anlamına da gelir.” demiştir.
Temîm b. Münteşir → İshak → Şerîk → Ebû İshak → Saîd b. Cübeyr → İbn Abbas rivayetinde İbn Abbas:
“Zenîm, kötülüğüyle tanınan şüpheli kişidir.” demiştir.
İbn Humeyd → Mihrân → Süfyân → Câbir → Hasan b. Müslim → Saîd b. Cübeyr rivayetinde:
“Zenîm, kötülüğüyle tanınan kişidir.” denilmiştir.
Ali → Ebû Sâlih → Muâviye → Ali → İbn Abbas rivayetinde İbn Abbas:
“Zenîm, zalim demektir.” demiştir.
İbn Müsennâ → Muhammed b. Cafer → Şu’be → Ebû İshak → Saîd b. Cübeyr → İbn Abbas rivayetinde İbn Abbas:
“Zenîm, kendisinde ayıp ve kusurla tanınan kişidir.” demiştir.
Ebû İshak şöyle demiştir:
“Ziyâd’ın yönetimi döneminde insanlar utullün, nesebe sonradan katılmış kişi olduğunu söylerlerdi.”
İbn Müsennâ → Abdüla’lâ → Dâvûd b. Ebî Hind → Şehr b. Havşeb rivayetinde Şehr b. Havşeb:
“Zenîm; kaba, katı, haramdan yiyen, çok yiyen ve çok içen kimsedir.” demiştir.
Ebû Küreyb → İbn Yemân → Süfyân → Mansûr → Ebû Rezin rivayetinde:
“Zenîm, küfrün alametidir.” demiştir.
İbn Humeyd → Mihrân → Süfyân → Mansûr → Ebû Rezin rivayetinde:
“Zenîm, kâfirin alametidir.” demiştir.
Hâris → Hasan → Verkâ → İbn Ebî Necîh → Mücahid rivayetinde Mücahid:
“Zenîm, koyunun küpesiyle tanındığı gibi bu sıfatlarla tanınan kimsedir.” demiştir.
İbn Humeyd → Mihrân → Süfyân → Husayf → İkrime rivayetinde İkrime:
“Zenîm, koyunun küpesiyle tanındığı gibi kötülüğü ve alçaklığıyla tanınan kişidir.” demiştir.
İbn Humeyd → Cerîr → Mansûr → Ebû Rezin rivayetinde:
“Zenîm, fâcir kimsedir.” demiştir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…