Onu yakından gördüklerinde, inkâr edenlerin yüzleri kötüleşecek ve onlara: ‘İşte sizin isteyip durduğunuz şey budur!’ denilecektir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fe-lemma raevhu (onu gördüklerinde) zulfeten (yaklaşmış olarak), siet (kötüleşti/karardı) vucuhu (yüzleri) ellezine keferu (inkâr edenlerin). Ve kile (ve denildi): haza (işte bu) ellezi kuntum bihi teddeun (isteyip durduğunuz şeydir).
Mukatil Tefsiri
“Onu yakında gördüklerinde.” Yani ahirette ateşi ve azabı yakınlarında gördüklerinde.
“Kâfirlerin yüzleri kötüleşecek.” Yani o manzara sebebiyle yüzleri kararıp kötü bir hâl alacak, üzüntü ve korku onları kaplayacaktır.
“Ve denilecektir.” Yani cehennemin bekçileri onlara şöyle diyecektir:
“İşte sizin isteyip durduğunuz şey budur!” Yani bu, dünyada hakkında şüpheye düştüğünüz, gerçekleşmesini uzak gördüğünüz ve inkâr ettiğiniz azaptır.
Taberi Tefsiri
“Bu müşrikler Allah’ın azabını yakından gördüklerinde, yani onu gözleriyle müşahede edip karşılarında bulduklarında, inkâr edenlerin yüzleri kararıp kötüleşecektir.”
Bu ayette geçen “zulfeten” ifadesi “yakın olarak, yaklaşmış halde” anlamındadır.
Bu konuda tefsir ehli şöyle demiştir:
Hasan el-Basrî, “Onu yakından gördüklerinde” ifadesi hakkında:
“Onu bizzat gördüklerinde, gözleriyle müşahede ettiklerinde.” demiştir.
Mücâhid:
“Yaklaşmış olduğu zaman.” demiştir.
Katâde şöyle demiştir:
“Allah’ın azabını gözleriyle gördüklerinde yüzleri kötüleşecektir. Çünkü Allah’ın azabını ve aşağılanmayı açıkça görmüş olacaklardır.”
İbn Zeyd ise:
“Yakınlık burada hazır bulunmak anlamındadır. Allah’ın azabı gelip onları kuşatmıştır.” demiştir.
“Ve denilecektir ki: İşte sizin isteyip durduğunuz şey budur!”
Yani Allah onlara şöyle diyecektir:
“İşte sizin acele gelmesini istediğiniz azap budur.”
Bu konuda tefsir ehli şöyle demiştir:
İbn Zeyd:
“Bu, onların azabın çabuk gelmesini istemeleridir.” demiştir.
Ayetin sonunda geçen “teddeʿûne” ifadesi hakkında kıraat farklılığı vardır. Şehirlerin çoğu kıraat imamları bunu şeddeli olarak okumuşlardır ve anlamı:
“İsteyip durduğunuz, çağırıp acele gelmesini talep ettiğiniz şey.”
şeklindedir.
Katâde ve Dahhâk’tan ise hafif okunarak “tedʿûne” şeklinde bir kıraat nakledilmiştir. Katâde bununla ilgili olarak şu ayeti okumuştur:
“‘Allah’ım! Eğer bu senin katından gelen gerçek ise üzerimize gökten taş yağdır veya bize acı bir azap getir.’ demişlerdi.” (Enfâl 32)
Ancak Taberî’ye göre doğru ve tercih edilen kıraat, kıraat âlimlerinin ittifak ettiği şeddeli okuyuş olan:
“İşte sizin isteyip durduğunuz şey budur.”
anlamındaki kıraattir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…