"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Münafikun 5

Onlara: ‘Gelin, Allah’ın Resûlü sizin için bağışlanma dilesin’ denildiğinde başlarını çevirirler. Onların yüz çevirdiklerini ve büyüklük tasladıklarını görürsün.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve iza kile lehum (onlara denildiğinde): tealev (gelin), yestağfir lekum (sizin için bağışlanma dilesin) rasulu’llahi (Allah’ın Resulü), levveu (çevirirler) ruusehum (başlarını), ve raeytehum (ve görürsün onları) yesuddune (yüz çevirirler) ve hum mustekbirun (büyüklük taslayarak).

Mukatil Tefsiri
Bu ayet Abdullah b. Übey hakkında nazil olmuştur.

“Onlara: ‘Gelin, Allah’ın Resûlü sizin için bağışlanma dilesin’ denildiğinde” ifadesiyle Abdullah b. Übey’e, Resûlullah’ın kendisi için Allah’tan bağışlanma dilemesi teklif edilmiştir.

“Başlarını çevirirler.” Yani istiğfar edilmesini istemedikleri için başlarını çevirip yüz çevirdiler.

“Onların yüz çevirdiklerini görürsün.” Yani bağışlanma talebinden uzak dururlar.

“Onlar büyüklük taslayarak yüz çevirirler.” Yani kibirlenerek başını çevirdi ve yüzünü döndü. Abdullah b. Übey, kendisini Resûlullah’ın istiğfarına çağıran kişiye: “Ne dedin?” diye karşılık verdi; sanki kendisini istiğfara davet eden sözü işitmemiş gibi davrandı.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah buyurur ki: Bu münafıklara, “Allah’ın Resûlü’ne gelin de sizin için bağışlanma dilesin” denildiğinde başlarını çevirirler. Yani başlarını hareket ettirip sallarlar; bunu Resûlullah ve onun istiğfarıyla alay etmek için yaparlar. “Onların yüz çevirdiklerini ve büyüklük tasladıklarını görürsün” buyruğu ise, onların davet edildikleri şeyden yüz çevirdiklerini ve Resûlullah’a gidip kendileri için bağışlanma dilemesini istemeyi kibirlerine yediremediklerini ifade eder.

Bu ayetlerin Abdullah b. Übey b. Selûl hakkında indiği zikredilmiştir. Çünkü o, arkadaşlarına: “Resûlullah’ın yanındakilere harcamada bulunmayın ki dağılıp gitsinler” ve “Medine’ye dönersek güçlü olan zayıf olanı oradan çıkaracaktır” demişti. Zeyd b. Erkam bunu duyunca Resûlullah’a haber verdi. Resûlullah Abdullah’ı çağırıp bu sözleri sorduğunda o, bunları söylemediğine dair yemin etti. Daha sonra kendisine: “Keşke Resûlullah’a gidip senin için bağışlanma dilemesini istesen” denildi. Bunun üzerine başını çevirip sallamaya başladı; bununla alay ediyor ve kendisine yapılan tavsiyeyi yerine getirmeyeceğini gösteriyordu. Bunun üzerine Allah onun hakkında bu sûreyi başından sonuna kadar indirdi.

Zeyd b. Erkam şöyle demiştir: “Amcamla birlikte bir gazaya çıkmıştım. Abdullah b. Übey b. Selûl’ün arkadaşlarına: ‘Resûlullah’ın yanındakilere harcamada bulunmayın ki dağılıp gitsinler. Medine’ye dönersek güçlü olan zayıf olanı oradan çıkaracaktır’ dediğini duydum. Bunu amcama anlattım, amcam da Resûlullah’a anlattı. Resûlullah beni çağırdı ve ben de ona durumu haber verdim. Daha sonra Abdullah ve arkadaşlarına haber gönderildi; onlar da bunu söylemediklerine dair yemin ettiler. Bunun üzerine Resûlullah beni yalanladı, onları doğruladı. Daha önce hiç yaşamadığım kadar büyük bir üzüntü yaşadım ve eve girdim. Amcam bana: ‘Resûlullah’ın seni yalanlamasını ve sana kızmasını mı istedin?’ dedi. Daha sonra Allah, ‘Münafıklar sana geldiklerinde…’ ayetlerini indirdi. Bunun üzerine Resûlullah bana haber gönderdi, ayetleri okudu ve: ‘Allah seni doğruladı ey Zeyd’ buyurdu.”

Muhammed b. Ka‘b el-Kurazî’nin Zeyd b. Erkam’dan rivayet ettiğine göre Zeyd şöyle demiştir: “Abdullah b. Übey, ‘Resûlullah’ın yanındakilere harcamada bulunmayın ki dağılıp gitsinler’ ve ‘Medine’ye dönersek güçlü olan zayıf olanı oradan çıkaracaktır’ dedi. Ben bunu duydum ve Resûlullah’a haber verdim. Bunun üzerine bazı Ensar beni kınadı. Sonra Abdullah geldi ve bunları söylemediğine dair yemin etti. Eve dönüp uyudum. Daha sonra Resûlullah bana haber gönderdi. Yanına gittiğimde bana: ‘Allah seni doğruladı ve seni mazur gördü’ buyurdu. Bunun üzerine: ‘Onlar, Resûlullah’ın yanında bulunanlara harcamada bulunmayın diyen kimselerdir…’ ayeti nazil oldu.”

Yine Zeyd b. Erkam şöyle demiştir: “Biz Resûlullah ile birlikte bir gazada bulunuyorduk. Abdullah b. Übey: ‘Medine’ye dönersek güçlü olan zayıf olanı oradan çıkaracaktır’ dedi. Ben gidip bunu Resûlullah’a haber verdim. Abdullah ise böyle bir şey söylemediğine dair yemin etti. Kavmim beni kınayarak: ‘Bunu yapmakla ne istedin?’ dediler. Ben üzgün ve kederli bir halde gidip uyudum. Daha sonra Resûlullah bana haber gönderdi ve: ‘Allah senin mazeretini indirdi ve seni doğruladı’ buyurdu. Bunun üzerine: ‘Onlar, Resûlullah’ın yanında bulunanlara harcamada bulunmayın diyen kimselerdir…’ ayetinden ‘Medine’ye dönersek güçlü olan zayıf olanı oradan çıkaracaktır’ kısmına kadar olan ayetler nazil oldu.”

Abdullah b. Übey b. Selûl’e: “Ey Ebû Hubâb! Senin hakkında ağır ayetler indirildi. Resûlullah’a git de senin için bağışlanma dilesin” denildiğinde başını çevirdi ve: “Bana iman etmem söylendi, iman ettim. Malımın zekâtını vermem söylendi, verdim. Geriye bir tek Muhammed’e secde etmem kaldı” dedi.

Katâde şöyle demiştir: “‘Onlara: Gelin, Allah’ın Resûlü sizin için bağışlanma dilesin denildiğinde başlarını çevirirler…’ ayetinden ‘fasıklar’ ifadesine kadar olan bölüm Abdullah b. Übey hakkında nazil olmuştur. Akrabalarından bir genç Resûlullah’a giderek onun hakkında ağır sözler nakletti. Resûlullah onu çağırınca Abdullah yemin ederek bunları söylemediğini iddia etti. Ensar da o genci kınadı ve azarladı. Daha sonra Abdullah’a: ‘Keşke Resûlullah’a gidip senin için bağışlanma dilemesini istesen’ denildi. O ise başını çevirip sallamaya başladı ve bununla: ‘Ben bunu yapacak değilim, bana iftira edildi’ demek istiyordu. Bunun üzerine Allah bu ayetleri indirdi.”

Mücâhid şöyle demiştir: “Bu ayet Abdullah b. Übey hakkında inmiştir. Kendisine: ‘Gel, Resûlullah senin için bağışlanma dilesin’ denildiğinde başını çevirdi ve: ‘Ne dedin?’ dedi.”

Katâde şöyle demiştir: “Kavmi ona: ‘Keşke Peygamber’e gidip senin için bağışlanma dilemesini istesen’ dedi. O ise başını çevirmeye başladı. Bunun üzerine: ‘Onlara: Gelin, Allah’ın Resûlü sizin için bağışlanma dilesin denildiğinde başlarını çevirirler’ ayeti onun hakkında nazil oldu.”

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/munafikun-4/,https://kutsalayet.de/munafikun-6/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız