"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Mücadele 18

Allah, onların hepsini dirilteceği gün, size yemin ettikleri gibi O’na da yemin ederler ve kendilerinin bir şey üzere olduklarını sanırlar. Dikkat edin! Onlar yalancıların ta kendileridir.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Yevme yeb’asuhumu’llahu (Allah’ın onları dirilteceği gün) cemian (topluca), fe-yahlifune (O’na da yemin edecekler) lehu (O’na) kema yahlifune (size yemin ettikleri gibi), ve yahsebune (ve sanırlar ki) ennehum (kendilerinin) ala şey’in (bir şey üzerinde olduklarını). E-la (iyi bilin ki) innehum (şüphesiz onlar) humu’l-kazibun (yalancıların ta kendileridir).

Mukatil Tefsiri
“Allah onların hepsini dirilteceği gün” buyruğuyla münafıklar kastedilmektedir. “Size yemin ettikleri gibi O’na da yemin edecekler” buyruğunun anlamı şudur: Onlar bir söz söylediklerinde veya bir iş yaptıklarında müminler bunu kendilerine sorar, onlar da: “Allah’a yemin olsun ki biz hayır istedik.” derlerdi. Müminler de onları tasdik ederdi. Kıyamet günü kötü amelleri hakkında sorguya çekildiklerinde, dünyadaki âdetleri üzere yine yalana başvuracaklar ve Allah’a yemin edeceklerdir. İşte bu sebeple: “Size yemin ettikleri gibi O’na da yemin edecekler.” buyurulmuştur. “Kendilerinin bir şey üzerinde olduklarını sanacaklardır” yani din üzere olduklarını sanırlar. Fakat bu onlara Allah katında hiçbir fayda vermez. “Dikkat edin! Şüphesiz onlar yalancıların ta kendileridir.” buyruğu da onların söyledikleri sözlerde yalancı olduklarını ifade etmektedir.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Daha önce sözü edilen bu kimseler ateş ehlidirler. “Allah onların hepsini yeniden dirilteceği gün” ifadesi, ateş ehli olmalarının zamanını açıklamaktadır.

“Allah onların hepsini yeniden dirilteceği gün” buyruğuyla, Allah’ın onları kabirlerinden ölümden önceki hâllerine benzer şekilde diri olarak çıkaracağı gün kastedilmektedir. O gün onlar, dünyada size yalan yere yemin ettikleri gibi Allah’a da yalan yere yemin edeceklerdir.

Nitekim İbn Abdüla‘lâ bana rivayet etti; dedi ki: İbn Sevr bize Ma‘mer’den, o da Katâde’den rivayet etti. Katâde, “Ona da yemin edecekler” buyruğu hakkında şöyle dedi: Münafık, dünyada dostlarına nasıl yemin ediyorsa kıyamet gününde de Allah’a öyle yemin edecektir.

Bişr bana rivayet etti; dedi ki: Yezîd bize rivayet etti; dedi ki: Saîd bize Katâde’den rivayet etti. Katâde, “Allah onların hepsini yeniden dirilteceği gün…” ayeti hakkında şöyle dedi: Allah’a yemin olsun ki münafıklar kıyamet gününde Rablerine de, dünyada Allah’ın dostlarına yemin ettikleri gibi yemin edeceklerdir.

İbn Humeyd bana rivayet etti; dedi ki: Mehrân bize Süfyân’dan, o da Simâk b. Harb el-Bekrî’den, o da Saîd b. Cübeyr’den rivayet etti. Saîd b. Cübeyr şöyle dedi:

Peygamber, gölgesi çekilmek üzere olan bir odanın gölgesinde bulunuyordu. Bunun üzerine şöyle buyurdu:

“Biraz sonra size bir adam gelecek yahut görünecek. Onun gözünde şeytan gözü vardır. Onunla konuşmayın.”

Çok geçmeden bir adam geldi. Bir de baktılar ki gözleri mavi bir adamdı. Peygamber ona:

“Sen ve falan kişi, falan kişi niçin bana sövüyorsunuz?” buyurdu.

Adam gidip arkadaşlarını çağırdı. Onlar da bunu yapmadıklarına dair yemin ettiler. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu:

“O gün Allah onların hepsini yeniden diriltecek; onlar da size yemin ettikleri gibi O’na da yemin edecekler ve bir şey üzerinde olduklarını sanacaklardır. Dikkat edin! Asıl yalancılar onlardır.”

“Bir şey üzerinde olduklarını sanacaklardır” buyruğu hakkında Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Onlar, Allah adına ettikleri yalan yeminlerle bir hakikate dayandıklarını ve bir fayda elde edeceklerini zannederler.

“Dikkat edin! Asıl yalancılar onlardır” buyruğu hakkında ise Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Dikkat edin! Yemin ettikleri şeylerde gerçekten yalancı olanlar onlardır.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/mucadele-17/,https://kutsalayet.de/mucadele-19/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız