Dileseydik onu kırıntı yapardık; hayretler içinde kalırdınız.
Diyanet Vakfı
Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.
Kurtubi Tefsiri
Dileseydik onu gerçekten henüz olgunlaşmadan çörçöp yapardık da siz hayret ederdiniz.
“Dileseydik onu gerçekten henüz olgunlaşmadan çörçöp yapardık da…” Yani o ekini Biz paramparça olmuş çörçöp yapardık.
“Çörçöp ne yiyecek, ne de gıda olarak kendisinden faydalanamayan yok olmuş kırıntılar” demektir.
Bununla da yüce Allah iki hususa dikkat çekmektedir: Onlara -kendisine şükretmeleri için- ekinlerini çörçöp kılmayarak onlara nimetini ihsan etmiş olması, ikincisi dilediği zaman ekini çörçöpe dönüştürebileceği gibi, aynı şekilde kendileri hakkında düşünüp ibret ve öğüt alıp, kötülüklerden vazgeçsinler diye dilediğinde onları helâk edebileceğini belirtmektedir.
“Siz hayret ederdiniz.” Ekininizin yok olup gitmesine hayret eder ve başınıza gelenlere pişman olurdunuz. Bu açıklamayı el-Hasen, Katade ve başkaları yapmıştır.
es-Sıhah’ta şöyle denilmektedir: “Hayret etti” demektir. Pişman oldu anlamına geldiği de söylenir. Yüce Allah:
“Siz hayret ederdiniz” âyeti; pişman olurdunuz, diye açıklanmıştır. o şeyle istifade ettim” demektir. Yemân dedi ki: Yaptığınız harcamalara pişman olurdunuz, demektir. Bunun delili de yüce Allah’ın:
“Bu sebebten onun için harcadıklarına pişmanlık duyarak ellerini oğuşturmaya başladı.” (el-Kehf, 18/42) âyetidir.
İkrime dedi ki: Cezalandırmanızı gerektirecek ve nihayet bu ceza ekininizde dahi sizi bulacak şekilde, geçmişten Allah’a karşı gelip isyan ettiğinizden ötürü birbirinizi kınar ve pişman olursunuz. İbn Keysân, üzülürsünüz diye açıklamıştır, anlam birbirine; yakındır.
Bu lâfzın; ile olmak üzere iki türlü söylenişi vardır. el-Ferrâ’ dedi ki; “Nun’lu söyleyiş Ukli’lerin söyleyişidir. es-Sıhah’ta şöyle denilmektedir: (Nûn’lu söyleyiş olan) “Geçmişe pişmanlık duymak” demektir. Bir diğer açıklamaya göre “Fayda sağlamayan, ilgilendirmeyen hususlarda konuşmak” demektir. Şakalaşmaya ötreli olarak: denilmesi de buradan gelmektedir. “Fe” harfi üstün olarak ise: şeklinde -kef harfi kesreli- fiilinin mastarıdır. Bu durumdaki kimseye: denilir ki “hoş sohbet ve şakacı” kimse anlamındadır.
“Ederdiniz” lâfzı genel olarak “zı” harfi üstün olarak okunmuştur. Ancak Abdullah “zı” harfi kesreli olarak: diye okumuştur. Bunu da Harun, Hüseyin’den, o Ebû Bekir’den diye de rivâyet etmiştir. Üstün okuyan aslına göre üstün okumuştur. Çünkü asli: şeklindedir, ifadede hafiflik olsun diye birinci “lam” hazfedilmiştir, Kesreli okuyan da birinci “lâm”ın kesresini “zı”ya naklettikten sonra hazfetmiştir.