"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kamer 31

Biz onların üzerine bir tek çığlık gönderdik — onlar çitin çerçöpü gibi oldular.

Diyanet Vakfı
Biz onların üzerlerine korkunç bir ses gönderdik. Hemen hayvan ağılına konan kuru ot gibi oluverdiler.

Kurtubi Tefsiri
Hakikaten Biz üzerlerine bir tek çığlık gönderdik ve hayvan ağılına konulan çerçöp gibi oldular.

“Hakîkaten Biz üzerlerine bir tek çığlık gönderdik.” Bununla Cebrâîl (aleyhisselâm)’ın çığlığını kastetmektedir ki, daha önce Hud Sûresi’nde (11/67. âyetin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır,

“Ve hayvan ağılına konulan çerçöp gibi oldular” âyetindeki: ” Hayvan ağılına konulan” lâfzını el-Hasen, Katade ve Ebû’l-Aliye “zı” harfini üstün olarak: diye okumuşlardır ki, bununla ağılı, ahin kastederler. Diğerleri ise orada çalışan kişiyi kastetmek anlamında “21” harfini esreli okumuşlardır. es-Sıhah’ta şöyle denilmektedir: “Ağılda çalışan kişi” demektir.

Yüce Allah’ın:

“hayvan ağılına konulan çerçöp gibi oldular” anlamındaki âyette “zı” harfi kesreli okunmuştur. Kesreli okunması halinde bu kelime ism-i fail olur. Üstün okuyan kimse ise, ism-i mef’ûl olarak okur. Nitekim hayrı az olan adama: “ O ağılı uğursuz kimse” denilir.

Ebû Ubeyd dedi ki: Benim anladığım kadarıyla kişinin malına: denilmiş olmalıdır. Çünkü o böylelikle bu serveti yanında alıkoymuş (hazretmiş) ve başkalarına karşı engellemiş olur. O bakımdan bu kelime: vezninde ve fakat: anlamındadır.

el-Mehdevî dedi ki:

“Hayvan ağılına konulan” anlamındaki kelimenin “Zı” harfini esreli okumak halinde bu kelime mastar olur. Anlamı da ağıla konulmak durumunda olan çerçöp demek olur. “Zı” harfini üstün okumaya göre “kendisinden ağıl yapılan ağaç” anlamına gelmesi de mümkündür. İbn Abbâs dedi ki: ” Koyunlarına ağaç ve dikenleri kullanarak ağıl yapan adam” demektir. Bunlardan yere düşüp koyunların ezdiği şeylere de:

“Çerçöp” denilir. Şair şöyle demiştir:

“Çürümüş çerçöp olmuş, ğarkad ağaçlarının bulunduğu yerde yayılan

Bir ateşin dumanı gibi, bir toz kaldırdılar.”

Yine ondan nakledildiğine göre bu koyunların yediği ot gibi demektir. Ondan bir başka rivâyete göre yanmış, çürümüş kemikler gibi demektir. Bu Katade’nin de görüşüdür. Said b. Cübeyr de şöyle demiştir: Bu rüzgarlı bir günde duvarlardan etrafa savrulan toprak demektir.

Süfyan es-Sevrî dedi ki: Bu senin asa ile oraya vurman halinde ağıldan dökülen şeylerdir. Bu lâfız “fail” vezninde olup “mef’ûl” anlamındadır.

İbn Zeyd dedi ki: Araplar önceleri yaşken, sonradan kuruyan herşeye “heşim: sonradan kuruyup ufalma istidadını gösteren bitki” derler.

Alıkoymak, engellemek” demektir.”müftail” veznindedir. Bu kökten olmak üzere: ” Develerine ağaç toplayıp, rüzgarın soğuğunu ve yırtıcı hayvanların zararını develerinden uzak tutmak maksadıyla topladığı bu ağaçları üslüste koymak” demektir. Şair şöyle demektedir:

“Sen her iki tarafta da bineklerin leşlerini görürsün,

Sanki onların kemikleri üstüste yığılmış (ağıl maksadıyla bir araya getirilmiş) ağaçların odunları gibidir.”

İbn Abbâs’tan rivâyete göre onlar dövülen ve ufaltılan buğday gibi oldular. Bu açıklamaya göre: “ Ekini için bir depo edinen kimse”; Başak ve samanın kırıntıları” anlamına gelir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kamer-30/,https://kutsalayet.de/kamer-32/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız