Azabım ve uyarılarım nasılmış?
Diyanet Vakfı
(Bu azgınlara) azabım ve uyarılarım nasıl oldu!
Kurtubi Tefsiri
Peki, ya azabım ve uyarıp korkutmalarım nasıl oldu?
“Bunun üzerine onlar arkadaşlarını” onu kesmeye teşvik ile
“çağırdılar. O da alacağını alıp, dişi deveyi önce ayaklarını biçip devirdi.” Yani o bu işi yapmayı Üstlendi.
” Alacağını alıp” fiilinin, bu fiili üstlendi anlamına gelmesi Arapların: ” Elime aldım” tabirlerinden dolayıdır. Şair Hassan’ın şu beyitinde de bu anlamda kullanılmıştır:
“İkisi de şarap olsun ve sen bana öyle bir kadeh sun. ki
O ikisi de dilime doğru gelsin.”
Muhammed b. İshak dedi ki: (Dişi deveyi boğazlayan kişi) dişi deveye gidip geldiği yol üzerinde bir ağacın dibinde pusu kurdu. Ona bir ok attı. Bu ok bacağının adalesine saplandı. Sonra kılıç ile üzerine hamle yapıp ayak bileklerini kesti. Bu sefer deve yere yıkıldı ve bir defa böğürdü. Bu sefer karnındaki yavrusu düştü, sonra da deveyi kesti. Karnındaki yavrusu dağın başındaki bir kayanın yanına gitti. Böğürdü, sonra da o kayaya sığındı. Salih (aleyhisselâm) yanlarına geldi. Dişi devenin kesilmiş olduğunu görünce ağladı ve: Allah’ın yasağını çiğnediniz, Allah’ın azabının geleceğini size bildiriyorum, dedi. Bu anlamdaki açıklamalar daha önce el-Araf Sûresi’nde (7/77-79, âyetlerin tefsirinde) geçmiş bulunmaktadır.
İbn Abbâs dedi ki; O deveyi boğazlayan kişi kırmızı, mor tenli, kızıl saçlı, başının ön tarafı dar, arka tarafı enlice birisi idi.
Adının Kudar b. Salif olduğu söylenir. el-Efveh el-Evdi şöyle demiştir:
“Yahut ondan önce, Kudar gibi ki,
Azgınlıkta kimileri ona uymuştu da helâk olup gittiler…”
Araplar kasaba Semud hanedanından uğursuz birisi olan Kudar b. Salif’e benzeterek “Kudar” ismini verirler. Şair Mühelhil şöyle demiştir:
“Bizler onların kafalarını kılıçlarla vuruyoruz,
Yolculuktan gelenlere ikram olmak üzere kasapların vurdukları gibi.”
Züheyr de bunu sozkonusu ederek şöyle demektedir:
“O (savaş) sizler için uğursuz evlatlar doğurur
hepsi de Âd’ın kırmızı tenlisi gibidir,
Sonra bunları emzirir, sonra da sütten keser.”
Şair burada savaşı kastetmekte ve Semud kavminden de Âd diye sözetmektedir. (30. ayetin benzeri daha önce geçmişti.)