Yeri de gözeler hâlinde fışkırttık — sular bir iş için buluştu.
Diyanet Vakfı
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık. (Her iki) su, takdir edilmiş bir işin olması için birleşmişti.
Kurtubi Tefsiri
Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık da su önceden takdir edilmiş bir emir üzere birbirine kavuştu.
“Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık” âyeti hakkında Ubeyd b. Umeyr dedi ki: Yüce Allah yeryüzüne içindeki suyu dışarı çıkarmasını vahyetti. O da pınarlar halinde sularını dışarı fışkırttı. Bir pmar fışkırmakta gecikti. Yüce Allah da ona gazab ettiğinden kıyâmet gününe kadar oranın suyunu oldukça az ve tuzlu kıldı.
” …da su önceden takdir edilmiş bir emir üzerine birbirine kavuştu.” Gökten gelen sular ile yerden çıkan sular biri diğerinden daha fazla olmayacak şekilde belli bir miktarda birbirine kavuştu. Bu açıklamayı İbn Kuteybe nakletmiştir. Göğün ve yerin suları birbirine eşitti, demektir.
“Takdir edilmiş” âyetinin, haklarında hüküm verilmiş (olduğu üzere), anlamında olduğu da söylenmiştir.
Katade dedi ki: Küfre saptıkları takdirde suda boğulacakları hükmü haklarında takdir edilmiştir.
Muhammed b. Ka’b dedi ki: Gıdalar bedenlerden önce idi. Kader de beladan öncedir, dedikten sonra bu âyet-i kerimeyi okumuştur.
Yüce Allah: ” Su… birbirine kavuştu” diye buyurmuştur. Kavuşmak (iltika); ancak iki ve daha fazla şeyler hakkında kullanılır. Burada âyetin bu şekilde kullanılmasının sebebi, suyun hem çoğul, hem de tekil anlamı ile kullanılabilmesinden dolayıdır. Bir diğer açıklama da şöyledir: Her iki su bir araya gelince tek bir su gibi olduklarından ötürü böyle denilmiştir.
el-Cahderî ” Her iki su… birbirine kavuştu” diye; el-Hasen de Her iki su birbirine kavuştu” diye okumuşlardır ki; bu iki kıraatte mushafın resmine (Hz. Osman dönemindeki yazı şekline) muhaliftir.
el-Kuşeyrî dedi ki; Bazı mushaflarda: ” Her iki su birbirine kavuştu” şeklindedir. Bu tarz söyleyiş ise Taylsların söyleyişidir.
Semadan gelen suyun kar gibi soğuk, yerden çıkan suyun kaynar gibi sıcak olduğu da söylenmiştir.