"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kaf 32

“İşte bu, her yönelen ve koruyan için vaat edilen şeydir.”

Diyanet Vakfı
32, 33. İşte size vadedilen cennet! Ki o, Allaha yönelen, emirlerine riayet eden, görmediği halde Rahmandan korkan ve Allaha yönelmiş bir kalp ile gelen kimselere mahsustur.

Kurtubi Tefsiri
İşte bu, dönen ve (kendisini) koruyan herkes İçin vaadolunageldiğinizdir;

“İşte bu… vaadolunageldiğinizdir.” Yani onlara: Dünyada iken rasûller aracılığı ile size vaadolunan mükâfat budur denilecektir.

“Vaadolunduğunuz” anlamındaki: lâfzı genel olarak muhatab kipi şeklinde “te” ile okunmuştur. İbn Kesîr ise haber olarak “ye” ile (“vaadolundukları” anlamında) dîye okumuştur. Çünkü bu âyet, takva sahiplerinin sözkonusu edilmesinden sonra gelmektedir.

“Dönen ve koruyan herkes için” âyetine gelince,

“evvab: dönen” günahlardan yüce Allah’a dönen, sonra dönüp tekrar günah İşleyen, sonra tekrar dönen kimse demektir. ed-Dahhak ve başkaları böyle açıklamıştır. İbn Abbâs ve Atâ ise şöyle demişlerdir:

“Evvab: dönen” teşbih eden demektir. Yüce Allah’ın:

“Ey dağlar, siz de onunla tesbih edin.” (Sebe, 34/10) âyetinde olduğu gibi.

el-Hakem b. Uteybe de: Evvab, tenhada yalnız kaldığında yüce Allah’ı zikreden kimse demektir. eş-Şa’bi ve Mücahid: Tenhada iken günahlarını hatırlayıp onlardan dolayı Allah’tan mağfiret dileyen kimsedir. İbn Mes’ûd’un görüşü de budur. Ubeyd b. Umeyr de şöyle demiştir: Bu oturup kalktığı her mecliste mutlaka yüce Allah’tan mağfiret dileyen kimse demektir. Yine ondan şöyle dediği ‘Zikredilmiştir: Biz

“evvab: dönen”in meclisinden kalktığında “Subhanallahi ve bihamdihi(Allah’ı eksiklikten tenzih eder ve O’na hamdederim.) Allah’ım, ben bu meclisimde işlediklerimden ötürü Senden mağfiret dilerim” deyip, buna devam eden kimsedir, diye kendi aramızda konuşurduk.

Hadîs-i şerîfte de şöyle denilmiştir: “Kim meclisinden kalktığı vakit Allah’ım, Seni hamdinle eksikliklerden tenzih ederim. Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Senden mağfiret diler ve Sana tevbe ederim” diyecek olursa, Allah ona o mecliste işlediği günahları bağışlar. ” İbn Hibban, Safıik, II, 355; Hakim, Müstedrek, I, 674, 720; Tirmizi, V, 494; Müsned, II, 494. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) da böyle derdi.

Bazı âlimler de şöyle demişlerdir: Ben: “Senden mağfiret diler ve Senden tevbe etmeyi dilerim” demeyi severim, fakat gerçek anlamıyla olmadıkça “ve Sana tevbe ederim” demekten hoşlanmam.

Derim ki: Bu bir istihsandır, ancak hadise uymak daha uygundur.

Ebû Bekir el-Verrak dedi ki: O (evvab: dönen) bolluk ve rahatlık zamanında da, darlık ve sıkıntı zamanlarında da Allah’a tevekkül eden kimsedir. el-Kasım: Allah’tan başkası ile (kalbini) uğraştırmayan kimsedir, demiştir,

“Hafiz: koruyan” âyeti hakkında İbn Abbâs: Günahlarını onlardan vazgeçinceye kadar hıfzeden (belleyen) kimse demektir. Katade de: Yüce Allah’ın kendisine havale ettiği hak ve nimetleri ile ona emanet bıraktığı şeyleri koruyan kimse demektir. Yine İbn Abbâs’tan: Bu Allah’ın emrini koruyan demektir, dediği rivâyet edilmiştir. Mücahid dedi ki: Bu itiraf ile yüce Allah’ın hakkını, şükür ile de nimetlerini koruyan kimse demektir.

ed-Dahhak dedi ki: Yüce Allah’ın vasiyetini (emrini) kabul etmekle koruyan, muhafaza eden kimse demektir. Mekhul, Ebû Hüreyre’den şöyle dediğini rivâyet etmektedir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Her kim günün başlangıcında dört rekat kılmayı muhafaza ederse (devam ederse) o kimse koruyup dönen bir kalbe sahib (evvabbun hafız) kimsedir.” Bunu el-Maverdi zikretmiştir. Maverdi, Nüket, V, 354; yayma hazırlayan hadisin munkati olduğuna dikkat çektikten sonra herhangi bir kaynakta tespit edemediğni de belirtmektedir

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kaf-31/,https://kutsalayet.de/kaf-33/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız