"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kaf 24

“Atın cehenneme her inatçı inkârcıyı!”

Diyanet Vakfı
23, 24, 25, 26. Yanındaki arkadaşı: «İşte yanımdaki hazır, der. (İki meleğe şu emir verilir:) Haydi ikiniz her inatçı kafiri, hayra bütün gücüyle engel olanı, azgın şüpheciyi cehenneme atın; Allah ile beraber başka ilah edineni, şiddetli azaba birlikte atın!

Kurtubi Tefsiri
“Atın cehenneme oldukça inatçı herbir kâfiri!

Şanı yüce Allah da onun beraberinde olana şöyle diyecektir:

“Atın cehenneme…” el-Halil ve el-Ahfeş dediler ki: Araplar fasih konuşmalarında ” Vay sana, buna yük vur, bunu yerinden hareket ettir, bunu tut yakala ve serbest bırak!” diye tek kimseye tesniye lafızla hitab ederler.

el-Ferrâ” da şöyle demiştir: Sen tek bir kişiye (tesniye lâfzı ile): ” Yanımızdan kalk(ınız)” denilebilir. Bunun asıl dayanağı ise develeri ve koyunları hususunda kişiye yardımcı olanların ve yolculuktaki arkadaşlarının asgari sayısının iki kişi oluşudur. Böylelikle kişi hakkındaki ifade, iki arkadaşı hakkındaki ifade gibi kullanılmıştır. Nitekim şiirde Arapların: “Ey iki arkadaşım!” diye hitab ettikten sonra: ” diye (tekil olarak:) Ey arkadaşım!” diye hitab etmeleri de bu kabildendir. Nitekim şair İmruu’l-Kays şöyle demiştir:

“Ey iki arkadaşım, benimle birlikte Um Cundeb’e uğrayalım.

Böylelikle az ab çekmiş kalbin muradlarını alalım”

Yine şöyle demiştir:

“Sevgilimi hatırlamaktan ve

ed-Dehül ile Havmel arasında bulunan dalgalı kumlardaki sevgilimin diyarına uğradığımız için, durun da ağlaşalım.!”

Bir başka şair de şöyle demiştir:

“Ey Affan’ın oğlu! Bana: Vazgeç derseniz, vazgeçerim

Ve eğer beni terkederseniz ben de sağlamca koruduğum şerefimi himaye ederim.”

Lâfzın bu şekilde gelmesinin “el-karîn: beraber bulunan kişi” lâfzının hem çoğul, hem de teşriiye (İkil) için böylece kullanılmasından dolayıdır, diye de açıklanmıştır.

el-Mazinî dedi ki: Yüce Allah’ın: ” (İkiniz) atın” lâfzı bu sözün (iki defa): “At at!” diye tekrarlanacağını göstermektedir.

el-Müberred de: Bu tekid olarak te sn iye gelmiştir, demektedir. Bu da: “At at” demek olur. Böylece lâfız bu şekliyle “at” lâfzının tekrarlanmasının yerini tutmaktadır.

Bunun yüce Allah’ın her iki meleğe hitab eden âyeti olarak gerçek anlamıyla tesniyeye (iki kişiye) hitabı olması da mümkündür. Âyetin sürükleyene ve koruyucuya hitab olduğu da söylenmiştir.

Bir başka açıklamaya göre bunun: “Mutlaka at!” şeklinde tek bir “nun” ile tekidli emir olduğu da söylenmiştir. Bu durumda (sondaki nun) vakıf halinde “elife kalb edilir. Vasıl hali de vakıf haline göre gelmiş bulunmaktadır.

Nitekim el-Hasen de: şeklinde şeddesiz “nun” ile yüce Allah’ın:

“Ve her halde zillete uğrayanlardan olacaktır.” (Yusuf, 12/32) âyeti ile:

“Yemin olsun ki şiddetle yakalayıp çekeriz” (el-Alak, 96/15) âyetinde olduğu gibi.

“Oldukça İnatçı herbir kâfiri.” Mücahid ve İkrime, çokça inat eden diye açıklamışlardır. Bazıları da şöyle demiştir; “Anid: oldukça inatçı” haktan yüz çeviren kimse demektir, ” Hakkı bildiği halde reddetti, muhalefet etti, eder” demektir. Bu şekilde tavır takınan kimseye de: ile denilir. “Oldukça inatçı” lâfzının çoğulu …diye gelir. Ekmek” lâfzının çoğulunun: diye gelmesi gibi.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kaf-23/,https://kutsalayet.de/kaf-25/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız