Allah size çok ganimetler vaat etti; bunlardan size bu ganimeti hemen verdi ve insanların ellerini sizden çekti. Bu, müminler için bir ibret ve sizi dosdoğru bir yola iletmesi içindi.
Diyanet Vakfı
Allah size, elde edeceğiniz birçok ganimet vadetmiştir. (Bu ganimetlerden) işte şunları hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir ki bu, müminlere bir işaret olsun ve sizi dosdoğru yola iletsin.
Kurtubi Tefsiri
Allah sîze alacağınız çok ganimetler vaadetti. Allah sîze bunu acilen vermiş ve sizden insanların ellerini çek(tir)miştir. Mü’minlere bir alamet olsun ve sîzi dosdoğru yola iletsin diye.
“Allah size alacağınız çok ganimetler vaadetti” âyeti hakkında İbn Abbâs ve Mücahid dedi ki: Bunlar kıyâmet gününe kadar alınacak ganimetlerdir. İbn Zeyd de: Bunlar Hayber ganimetleridir, diye açıklamıştır.
“Allah size bunu” Mücahid’e göre Hayberi, İbn Abbâs’a göre ise Hudeybiye sulhunu
“acilen vermiş ve sizden insanların” Mekkelilerin
“ellerini çek(tir)miştir.” Yüce Allah yapılan barış ile Mekkelilerin size ilişmelerini önlemiştir. Katade de şöyle açıklamıştır: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Hudeybiye ve Hayber’e gittikten sonra Medine’ye yahudilerin ilişmelerini önlemiştir. Taberî’nin tercih ettiği açıklama budur. Çünkü Hudeybiye’de müşriklerin ellerinin çektirilmesi yüce Allah’ın;
“O… onların ellerini sizden… çekendi” (el-Feth, 48/24) âyetinde sözkonusu edilmiştir.
İbn Abbâs da yüce Allah’ın;
“Sizden İnsanların ellerini çek(tir)miştir”
âyeti hakkında şöyle demiştir: Bununla kastedilen Fezareli Uyeyne b. Hısn ile Avf b. Malik en-Nadrî ve onlarla birlikte bulunanlardır. Çünkü bunlar Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), Hayberlilerİ muhasara altında tutuyorken, Hayberlilere yardımcı olmak üzere gelmişlerdi, Yüce Allah onların kalplerine korku saldı ve onları müslümanlardan uzaklaştırarak el çektirdi.
“Mü’minlere bir alamet olsun” yani onların bozguna uğramaları silin ise esenliğe kavuşmanız mü’minlere bir belge, bir delil olsun. Böylelikle yüce Allah’ın gerek hazırlarken, gerek de hazır bulunmadıkları zamanda onları koruduğunu bilsinler.
Şöyle de açıklanmıştır: Yani onların ellerini sizden çektirmesi mü’minlere bir alamet olsun diye (bunu yaptı). Bir diğer açıklamaya göre; Size acilen vermiş olduğu bu ganimetler senin doğruluğuna -bu ganimetleri ek geçireceklerine dair onlara vaadde bulunduğun için- mü’minlere bir alamet olsun diye (böyle oldu).
” Olsun… diye” âyetinin başındaki “vav” Kûfelilere göre fazladan gelmiştir. Basralılar ise bu hazfedilmiş bir ifadeye acf edatıdır, demişlerdir. Yani o kendisine şükredesiniz ve mü’minlere bir alamet olsun diye insanların ellerini sizden çektirdi, demektir.
“Ve sizi dosdoğru yola iletsin” hidayetinizi arttırsın yahutta hidayet üzere size sebat versin
“diye.”