Bedevîlerden geri kalanlara de ki: “Sert savaşçılara karşı çağrılacaksınız; ya onlarla savaşacaksınız ya da teslim olacaklar. Eğer itaat ederseniz Allah size güzel bir ödül verir. Ama daha önceki gibi yüz çevirirseniz sizi acı bir azapla azaplandırır.”
Diyanet Vakfı
Bedevilerden (seferden) geri kalmış olanlara de ki: Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı savaşmaya çağırılacaksınız. Onlarla, teslim oluncaya kadar savaşacaksınız. Eğer emre itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi acıklı bir azaba uğratır.
Kurtubi Tefsiri
Geri bırakılan bedevi Araplara de ki: “Yakında çetin savaşçı bir kavme karşı çağrılacaksınız ve onlarla savaşacaksınız, yahut onlar İslâm’a gireceklerdir. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir ecir verir. Şayet bundan önce döndüğünüz gibi geri dönerseniz, sizi can yakan bir azâb ile azaplandırır.
Bu âyete dair açıklamalarımızı dört başlık halinde sunacağız;
1- Yakında Kendileriyle Savaşmak Üzere Çağırılacakları Kimseler;
“Geri bırakılan bedevi Araplara” yani Hudeybiye’ye katılmayarak geri kalan şu kimselere
“de ki: Yakında çetin savaşçı kavme karşı çağırılacaksınız.” İbn Abbâs, Atâ b. Ebi Rebah, Mücahid, İbn Ebi Leyla ve Atâ el-Horasanî bunlar Farslardır demişlerdir. Ka’b, el-Hasen ve Abdu’r-Rahmân b. Ebi Leyla ise: Bunlar Bizanslılardır demişlerdir. Yine el-Hasen’den: Bunlar Fars ve Rumlardır demiştir.
İbn Cübeyr Hevazin ve Sakif; İkrime Hevazin, Katade Huneyn günü Hevazin ve Gatafan diye açıklamışlardır. ez-Zührî ve Mukâtil ise: Bunlar Yemame’ye katılan Müseylime ile birlikçe bulunan Hanifeoğullarıdır. Rafı b. Hadic dedi ki: Allah’a yemin olsun ki biz şu:
“Yakında çetin savaşçı kavme karşı çağırılacaksınız” âyetini okuyor fakat Ebû Bekir bizleri Hanifeoğulları ile savaşmaya çağırıncaya kadar bunların kim olduklarını bilmiyorduk, işte o vakit bunların onlar olduğunu anladık.
Ebû Hüreyre dedi ki: Bu âyetin gerçekleşme zamanı henüz gelmemiştir. Ancak âyetin zahiri bu kanaati reddetmektedir.
2- Bu Ayet Ebû Bekir ve Ömer (Allah İkisinden de Razı Olsun)’in Halifeliklerinin Sıhhatine Delildir:
Bu âyet-i kerimede Ebû Bekir ve Ömer (Allah ikisinden de razı olsun)’in İmâmetinin (halifeliğinin) sıhhatine delil vardır. Çünkü Ebû Bekir onları Hanifeoğullarıyla savaşmaya, Ömer de Fars ve Rumlarla (Bizanslılarla) savaşmaya çağırdı. İkrime ile Katade’nin: Bu Huneyn günü Hevazin ve Gatafanlılar hakkındadır, şeklindeki görüşleri ise uygun değildir. Çünkü onları savaşa katılmaya çağıranın Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın olması imkansızdır. Zira:
“Siz ebediyyen benimle beraber asla çıkmayacaksınız ve benimle birlikte hiçbir düşmanla asla savaşmayacaksınız” (et-Tevbe, 9/83) diye buyurmuştur. İşte bu,onları çağıracak olanın Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’dan bir başkası olduğunun delilidir, Bilindiği gibi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’dan sonra bunları savaşa katılmaya Ebû Bekir ve Ömer’den -Allah ikisinden de razı olsun- başkası çağırmış değildir. ez-Zemahşerî dedi ki: Eğer Katade’den bu. görüşü sahih olarak gelmişse anlam, şöyle olur; Sizler şu andaki kalp hastalığınız ve din hususundaki kararsızlığınızı sürdürdükçe benimle birlikte ebediyyen savaşa çıkmayacaksınız, Yahut Mücahid’in görüşüne göre; onlar hakkında belirlenen, onların Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte ganimetten pay almamak şartıyla, karşılıksız Allah rasûlüne tabi olmaları şeklinde de açıklanabilir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
3- Kendilerinden Cizye Kabul Edilmeyenlerin Durumu:
“Onlarla savaşacaksınız yahut onlar İslâm’a gireceklerdir” âyeti kendilerinden cizye alınmayanların hükmünü ortaya koymaktadır. Bu da yüce Allah’ın:
“onlarla savaşacaksınız” âyetine atfedilmîştir. Yani iki işten birisi olacaktır, ya onlarla savaşılacak yahut onlar İslâm’a gireceklerdir, üçüncü bir şık yoktur. Ubeyy’in kıraatinde;
“Yahut onlar İslâm’a gireceklerdir” anlamındaki âyet -sonunda “nun” harfi olmaksızın şeklinde olup, onlar İslânTa girinceye kadar… anlamındadır. Nitekim: “Ye yahut doy” sözünün: “Doyuncaya kadar ye” anlamında olmasına benzer. Şair (Îmruu’l-Kays) dedi ki:
“Ona: Ağlamasın gözlerin dedim, bizler ancak
Ya bir mülkü ele geçirmeye çalışıyoruz yahut ölürüz (ölünceye kadar savaşırız)
da mazur görülürüz.”
ez-Zeccâc dedi ki: Yüce Allah’ın:
“Yahut onlar İslâm’a gireceklerdir” diye buyurması, savaşsız olarak onlar İslâm’a gireceklerdir demek olduğundan dolayıdır. Bu ise kitab ehli hakkında değil de müşriklerle savaşmak hakkındadır.
4- İtaatin Mükâfatı, Yüz Çevirmenin Cezası:
“Eğer itaat ederseniz Allah size güzel bir ecir” dünyada ganimet ve zafer, ahirette cennet
“verir. Şayet bundan önce” Hudeybiye yılında
“döndüğünüz gibi geri dönerseniz, sizi can yakan bir azâb” olan cehennem ateşi azâbı
“ile azaptandırır.”