"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Zuhruf 52

“Yoksa ben, bu aşağılık, konuşmaya bile gücü yetmeyen kişiden daha hayırlı değil miyim?”

Diyanet Vakfı
«Yoksa ben, kendisi zayıf ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu adamdan daha hayırlı değil miyim?»

Kurtubi Tefsiri
“Ben şu aşağılık olandan ve sözünü nerede ise açıklayamayandan daha hayırlı değil miyim?”

“Ben şu aşağılık olandan” herhangi bir gücü ve kuvveti bulunmadığından dolayı değersizliği ve güçsüzlüğü sebebiyle de kendi ihtiyaçlarını görmek üzere bizzat kendisi çalışıp, didinen kimseden

“ve sözünü nerede ise açıklayamayandan”; Ta-Ha Sûresi’nde (20/27. âyetin tefsirinde) geçtiği üzere dilinde bulunan düğümü kastediyor;

“daha hayırlı değil miyim?”

Ebû Ubeyde dedi ki: Bu âyetteki: ” Mi” edatı burada; “Hatta, bilakis” anlamındadır. Müfessirlerin çoğunun görüşüne göre atıf harfi değildir. Yani, Fir’avun kavmine: Hatta ben “şu aşağılık olandan” daha hayırlıyım dedi, demektir. Yani onun gücü yoktur. Değersiz ve güçsüz olduğundan kendi ihtiyaçlarını bizzat görerek kendisini küçültüyor

“ve sözünü nerede ise açıklayamıyor.” Bununla daha önce Ta-Ha Sûresi’nde (20/27) ayetin tefsirinde geçtiği gibi dilindeki düğümü kastediyor.

el-Ferrâ” dedi ki: edatı iki türlü olabilir. Arzu edilirse kendisinden önceki ifade ile ilişkisinden ötürü bu edat ile yapılan bir soru kabul edilebilir, arzu edilirse de yüce Allah’ın:

“Mısır mülkü… benim değil mi?” âyetine atf-u nesak yapılabilir.

Bunun zaid olduğu da söylenmiştir. Ebû Zeyd Araplardan bu edatı zaid olarak kullandığını rivâyet etmiştir. Ben şu aşağılık ve değersiz olandan daha hayırlıyım, demektir. el-Ahfeş de: İfadede hazfedilmiş lâfızlar vardır, anlam şudur demektedir: Siz görüyor musunuz? Yoksa görmüyor musunuz? demektir. Nitekim şair şöyle demiştir:

“Ey Cülacil denilen yer ile kum tepesi arasında bulunan ince ve

yumuşak kumların ceylanı, O sen misin yoksa Ummu Salim midir?”

Bu da; sen mi daha güzelsin, yoksa Um Salim mi daha güzeldir, demektir.

Daha sonra da yeni bir cümle olarak: “Ben hayırlıyım” diye söylemiştir.

el-Halil ve Sîbeveyh der ki: Âyetin anlamı şudur: Görmez misiniz yoksa siz görenler misiniz? Bu durumda “Yoksa” edatı ile “görmez misiniz” üzerine atıf yapmış olmaktadır. Çünkü; “ben mi hayırlıyım” yoksa sizin görüşünüz nedir, anlamındadır. Çünkü onlar kendisine: Sen ondan hayırlısın diyecek olsalardı, ona göre çevresindekiler gören basiretli kimseler olacaktı.

Îsa es-Sakafî ile Yakub el-Hadramî’den rivâyet edildiğine göre onlar, ifade; ” siz görüyor musunuz, yoksa görmüyor musunuz?” takdirinde olmak üzere: üzerinde vakıf yapmışlardır.

Bu edat üzerinde vakıf yapanlar, bunu zaid kabul etmiş ve sanki “görmez misiniz” âyetinin: lâfzı üzerinde vakıf yapmış gibi olur. Ancak el-Halil ve Sîbeveyh’e göre burada ifade tamam olmamaktadır. Çünkü;

edatı kendisinden önceki ifadeler ile ilişkili olmasını gerektirmektedir.

Kimileri de şöyle demiştir: Vakıf yüce Allah’ın:

“Görmez misiniz” âyeti üzerinde yapılır. Sonra da: “Daha hayırlı değil miyim?” âyeti üzerinde aksine ben daha hayırlıyım, anlamı ile başlanılır, el-Ferrâ” da şu beyiti zikretmektedir:

“Kuşluk vaktinin parlaklığında güneşin kursu ve sureti gibi ortaya çıktı,

Hatta sen gözümde daha da güzelsin.”

(Görüldüğü gibi) burada: Hatta sen daha da güzelsin” anlamındadır.

el-Ferrâ’nın naklettiğine göre kimi kıraat alimi ” Ben daha hayırlı değil miyim” diye okumuşlardır.

Mücahid’den rivâyet edildiğine göre o; “Yoksa…” üzerinde vakıf yapar, sonra da: “Ben (ondan) daha hayırlıyım…” diye okumaya devam edermiş ki az önce sözkonusu edilmişti.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/zuhruf-51/,https://kutsalayet.de/zuhruf-53/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız