Onlar, kullarından bir kısmını O’na nispet ettiler. Şüphesiz insan apaçık nankördür.
Diyanet Vakfı
Ama onlar, kullarından bir kısmını, Onun bir cüzü kıldılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.
Kurtubi Tefsiri
Ona kullarından bir parça isnad edip yakıştırdılar. Muhakkak insan apaçık bir nankördür.
“Ona kullarından bir parça isnad edip yakıştırdılar.” Katade’den rivâyete göre, denk kimseleri isnad edip yakıştırdılar demektir. Maksat yüce Allah’ın dışında kendilerine ibadet olunanlardır. ez-Zeccâc ile el-Muberred derler ki: Burada sözü edilen
“bir parça”dan kasıt, kızlardır.
Mü’minlere onların cahilliklerinin hayret edilecek bir husus olduğunu anlatmaktadır. Çünkü onlar gökleri ve yeri yaratanın yüce Allah olduğunu kabul etmekle birlikte. Ona birtakım ortaklar yahut evlatlar isnad ettiler. Halbuki gökleri ve yeri yaratmaya kadir olanın, kendisi aracılığı ile güç kazanacağı yahut teselli bulacağı herhangi bir şeye muhtaç olmadığını bilemediler. Çünkü böyle bir hal. eksiklik gerektiren vasıflardandır.
el-Maverdî dedi ki: Araplara göre “cüz: bir parça” kızlar demektir. Mesela: ”
“Hür bir kadın bir gün bir cüz’ü olursa (kız çocuk doğurursa) hayrete gerek yok;
Çünkü hep erkek çocuk doğuran hür bir kadın, bazan da kız çocuk doğurabilir.”
ez-Zemahşerî dedi ki: Tefsirdeki bid’atlerden birisi de
“bir parça”yı kız çocuklar diye tefsir etmek ve “cüzün: bir parça’nın Arapçada dişilerin ismi olduğunu iddia etmektir. Halbuki bu. Araplar hakkında uydurulmuş, sonradan ortaya çıkmış ve gerçek anlamı değiştirilmiş bir yalandan başka bir şey değildir. Onlar bu kadarı ile de kalmadılar, sonunda bu kökten: “Kadın kız çocuklar doğurdu” kökünü dahi türettiler, sonra da beyit beyit uydurdular:
“Hür bir kadının bir gün bir cüz’ü olursa (kız çocuk doğurursa) hayrete gerek yok.
Evs kızları arasından kız çocuk doğuran olarak onunla evlendirildim.”
Gerçek şu ki; yüce Allah’ın:
“Kullarından kimisi O’na bir parça isnad edip yakıştırdılar” âyeti daha önce geçen:
“Yemin olsun ki onlara göklerle yeri kim yarattı, diye sorsan…” (ez-Zuhruf, 43/9) âyeti ile ilişkilidir. Yani onlara gökleri ve yeri kimin yarattığını soracak olursan, şüphesiz bunu itiraf ve kabul ederler. Halbuki onlar bu itiraf ile birlikte kullarından bir parçayı da ortak koştular ve O’nu yaratılmışların nitelikleriyle nitelendirdiler.
“Kullarından kimisi O’na bir parça isnad edip yakıştırdı” âyetinin anlamı da, melekler Allah’ın kızlarıdır, demeleridir. Böylelikle onlar melekleri O’nun bir cüzü ve bir kısmı olarak kabul ettiler. Tıpkı çocuğun babasından bir parça ve bir cüz oluşu gibi.
“Bir parça” anlamındaki lâfız iki ötreli olarak: diye de okunmuştur.
“Muhakkak” kâfir olan
“insan apaçık bir nankördür.” el-Hasen dedi ki: Musibetleri sayar, nimetleri unutur.
“Apaçık” lâfzı da küfrü açığa vuran demektir.