"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Mümin 51

Şüphesiz Biz, elçilerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahitlerin kalkacağı günde kesinlikle yardım ederiz.

Diyanet Vakfı
Şüphesiz peygamberlerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.

Kurtubi Tefsiri
Muhakkak Biz peygamberlerimize ve mü’minlere dünya hayatında ve şahitlerin ayağa kalkacakları günde mutlaka yardım ederiz.

“Muhakkak Biz peygamberlerimize… mutlaka yardım ederiz” âyetindeki: “Peygamberlerimize” lâfzındaki damme’nin ağırlığı dolayısıyla hazfedilerek; demek de uygundur. Maksat Mûsa (aleyhisselâm)’dır.

“Ve mü’minlere dünya hayatında” âyeti “peygamberlerimiz”e atf ile nasb mahallindedir. Maksat îman etmiş olan o mü’min kişidir.

Âyetin bütün peygamberlerle mü’minler hakkında genel olduğu da söylenmiştir. Onların ilâhi yardıma mazhar olmaları ise -Ebû’l-Aliye’nin görüşüne göre- delillerin üstün gelmesi ve başarılı olması iledir. Düşmanlarından intikam alınmak suretiyle olduğu da söylenmiştir.

es-Süddî dedi ki: Bir kavim, bir peygamberi yahutta mü’minlerden hakka davet eden bir topluluğu öldürdü mü, mutlaka Allah onların üzerlerine onların intikamını alacak kimseler gönderir ve böylelikle -öldürülmüş olsalar dahi- bu konuda onlara yardım edilmiş olur.

“Ve şahidlerin ayağa kalkacakları günde” âyetinden kasıt, kıyâmet günüdür. Zeyd b. Eslem dedi ki:

“Şahitler” dört tanedir. Melekler, peygamberler, mü’minler ve bedenler.

Mücahid ve es-Süddî de:

“Şahitler” meleklerdir, bunlar peygamberlerin tebliğ ettiklerine, ümmetlerin de onları yalanladıklarına dair şahitlik edeceklerdir demişlerdir.

Katade: Melekler ve peygamberlerdir, demiştir. Diğer taraftan buradaki ” Şahidler”in şehid”in”çoğulu olduğu söylenmiştir. “Şerifin çoğulunun “eşraf” şeklinde gelmesi gibi.

ez-Zeccâc ise şöyle demektedir: Burada

“şahidler” lâfzı “şahid”in çoğuludur. “Sahib”in çoğulunun “ashab” şeklinde gelmesi gibi.

en-Nehhâs da şöyle demektedir: “Fail” vezninde gelen bir kelimenin “ef’al” diye çoğulunun yapılması sözkonusu değildir ve buna kıyas da yapılmaz. Ancak bu türden semai olarak gelen lâfızlar işitildiği gibi kullanılır ve bu çoğul şekli, fazla harfin hazfedilmesine binaen böyle yapılır.

el-Ahfeş ile el-Ferrâ”

“Şahidlerin ayağa kalkacakları günde” âyetindeki;

” Ayağa kalkacağı” lâfzının, çoğulun müennesliğine binaen “te” ile kullanılmasını câiz kabul etmişlerdir.

Ebû’d-Derda’dan gelen hadiste ve bazı muhacldislerin naklettiğine göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim müslüman kardeşini ırzını (namus, şeref ve haysiyetini verilmek istenen bir zarara karşı) savunacak olursa, o kimse üzerinden cehennem ateşini savmak da aziz ve celil olan Allah’ın üzerindeki bir hak olur.” Müsned, VI, 449 Daha sonra da yüce Allah’ın:

“Muhakkak Biz peygamberlerimize ve mü’minlere… yardım ederiz” âyetini okudu.

Yine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’dan şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Her kim mü’min bir kimseyi onu gıybet eden bir münafığa karşı koruyacak olursa, yüce Allah kıyâmet gününde o kişiyi cehennem ateşine karşı koruyacak bir melek gönderir. Her kim bir müslümandan onu küçük düşürecek bir şekilde sözedecek olursa, yüce Allah onu o söylediğinden çıkıncaya (cezasını çekinceye) kadar cehennemdeki bir köprü üzerinde durduracaktır.” Ebû Davud, IV, 270; Müsned, III, 441 (lâfız ve manada az farkla).

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/mumin-50/,https://kutsalayet.de/mumin-52/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız