"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Mümin 34

“Andolsun, size Yusuf daha önce apaçık delillerle geldi. Ama onun size getirdiklerinden sürekli şüphe ettiniz. Nihayet öldüğünde, ‘Allah ondan sonra bir peygamber göndermez’ dediniz. İşte Allah, haddi aşan, şüpheci olan kimseyi böyle saptırır.”

Diyanet Vakfı
Andolsun ki, (Musadan) önce Yusuf da size açık deliller getirmişti ve onun size getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o vefat edince «Allah ondan sonra peygamber göndermez» dediniz. İşte Allah o aşırı giden şüphecileri böyle saptırır.

Kurtubi Tefsiri
Yemin olsun önceden Yusuf da size apaçık belgelerle gelmiş idi. O zamanlar da size getirdiğinden şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o vefat ettiğinde de: ‘Allah ondan sonra artık asla bir daha peygamber göndermez’ dediniz. Allah haddi aşan, şüpheci kimseleri işte böyle saptırır.

“Yemin olsun önceden Yusuf da size apaçık belgelerle gelmiş idi” âyeti ile ilgili olarak denildiğine göre bu sözler, Mûsa (aleyhisselâm)’ın sözleridir. Fir’avun ailesinden olup îman eden kişinin verdiği öğütlerin geri kalan bölümü olduğu da söylenmiştir. Onlara eskiden beri peygamberlere karşı baş kaldırmış olduklarını hatırlatmaktadır. Onun burada kastettiği kişi, kendilerine apaçık belgelerle gelen ve

“darmadağınık birçok Rabbler mi hayırlıdır, yoksa bir tek olan (ve herşeyi hükmü altında tutan) kahhar Allah mı?” (Yusuf, 12/39) deyip onlara apaçık belgelerle gelen Yakub oğlu Yusuf (aleyhisselâm)’dır.

İbn Cüreyc dedi ki: Kastedilen kişi Yakub oğlu Yusuf’tur. Yüce Allah onu Mûsa (aleyhisselâm)’dan önce, kralın ölümünden sonra Kıbtilere apaçık belgelerle -ki bu da rüyadır- rasûl olarak göndermişti.

İbn Abbâs da şöyle demiştir: Bundan kasıt Yakub oğlu Yusuf oğlu İfrahîm oğlu Yusuf’tur. O aralarında yirmi yıl süre ile peygamberlik yapmıştı.

en-Nekkaş ed-Dahhak’tan şöyle dediğini nakletmektedir: Yüce Allah kendilerine Yusuf diye adlandırılan cinlerden bir rasûl göndermişti.

Vehb b. Münebbih de şöyle demiştir: Mûsa (aleyhisselâm)’ın çağdaşı olan Fir’avun Yusuf (aleyhisselâm)’ın çağdaşı olan Fir’avun’un kendisidir. Ona uzunca bir ömür verilmişti.

Başkası ise: Bu başka birisidir, demektedir.

en-Nehhâs da şöyle demektedir: Ayet-i kerimede bu Fir’avun’un Yusuf dönemindeki hükümdar olduğuna delâlet edecek bir ifade yoktur. Çünkü bir peygamber gerek kendisiyle birlikte bulunanlara, gerekse sonradan gelenlere apaçık delillerle gönderilmiş ise, onların hepsine bu apaçık delillerle gönderilmiş demektir ve hepsinin onu tasdik etmeleri gerekir.

“O zamanlar da size getirdiğinden şüphe edip durmuştunuz.” Yani sizden öncekiler de bunlar hakkında şüphe etmişlerdi.

“Nihayet o vefat ettiğinde de: ‘Allah ondan sonra artık asla bir daha peygamber” yani peygamber olduğunu iddia edecek bir kimse

“göndermez dediniz.”

“Allah haddi aşan” şirke sapan

“şüpheci” yüce Allah’ın birliği hakkında şüphe eden

“kimseleri işte böyle” bu saptırma gibi

“saptırır.”

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/mumin-33/,https://kutsalayet.de/mumin-35/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız