İman eden kişi dedi: “Ey kavmim! Ben, sizden önce gelip geçmiş toplulukların günü gibi bir günün başınıza gelmesinden korkuyorum.”
Diyanet Vakfı
30, 31. İman etmiş olan dedi ki: «Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için, Nuh kavminin, ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi, (peygamberleri yalanlayan) toplulukların başlarına gelen bir akıbetten korkuyorum. Allah, kullarına bir zulüm dileyecek değildir.»
Kurtubi Tefsiri
Îman eden o kimse dedi ki: “Ey kavmim! Muhakkak ben sizin için o grubların günü gibi bir günden korkuyorum;
“Îman eden o kimse” öğüt vermeyi daha da ileriye götürerek
“dedi ki: Ey kavmim! Muhakkak ben sizin için o grupların günü gibi bir günden korkuyorum.” Daha sonra sözü gelecek ve peygamberlere karşı gruplar oluşturmuş kimselerin azâb günleri gibi günlerle karşılaşmanızdan korkuyorum.
“Ey kavmim! Muhakkak ben sizin için bağrışıp, çağrışma gününden korkarım.” Öğüt ve korkutmayı daha ileri götürüp îman ettiğini açıkça ifade etmektedir. Bu ifadeleri ise ya öldürüleceğine kendisini hazırlayarak teslimiyetini ifade etmek üzere söylemiştir, veya onların kendisine kötülük maksadıyla ilişmeyeceklerine güvenerek söylemiştir. Yüce Allah da
“Sonunda Allah kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu onu” (el-Mu’min, 40/45) hak âyeti gereğince onların kötülüklerine karşı o mü’mini korumuştur.