"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Mümin 1

Hâ Mîm.

Diyanet Vakfı
Ha. Mim.

Kurtubi Tefsiri
Hâ, Mîm.

“Hâ, Mîm” anlamı hakkında farklı görüşler vardır. İkrime dedi ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Hâ, Mîm. Yüce Allah’ın isimlerinden bir isimdir. Bunlar Rabbinin hazinelerinin anahtarlarıdır.” İkrime’den gelen bu rivâyet mürseldir. Hadis olarak tesbit edemedik.

İbn Abbâs dedi ki:

“Hâ, Mîm” Allah’ın İsm-i Azamidir. Yine ondan rivâyete göre

“Elif, Lam, Ra”,

“Hâ, Mîm” ile

“Nun” er-Rahmân isminin mukatta’ harfleridir. Yine ondan rivâyete göre

“Hâ, Mîm” yüce Allah’ın isimlerinden bir isim olup, onunla yemin etmiştir.

Katade: Hâ, Mîm. Kur’ân isimlerinden bir isimdir; Mücahid: Sûrelerin başlangıcıdır, demişlerdir. Atâ el-Horasanî de der ki: Ha, yüce Allah’ın Hamîd, Hannan, Halim ve Hakim isimlerinin başıdır. Mim ise yüce Allah’ın Melik, Mecid, Mennan, Mütekebbir ve Mûsavvir isimlerinin başıdır.

Buna şu rivâyet de delil teşkil etmektedir: Enes’ten rivâyete göre bedevi bir Arap Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’a: “Hâ, Mîm” nedir? Biz dilimizde böyle bir şey bilmiyoruz, diye sormuş. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ona şöyle demiştir: “Birtakım isimlerin başı ve bazı sûrelerin de başlangıcıdır. ” Hadis olarak tesbit edemedik.

ed-Dahhak ve el-Kisaî dedi ki: Bu olacak olan şeyler hükme bağlanmıştır, demektir. O bununla sanki “Hâ, Mîm”in hece harfi olduklarına işaret etmektedir. Çünkü bu harfler “ha” harfi ötreli, “mim” harfi de şeddeli okunduğu takdirde; şeklini alır ki; bu da “hükme bağlandı ve meydana geldi” demektir. Ka’b b. Malik dedi ki:

“Karşı karşıya gelip de aramızda savaş başlayınca,

Allah’ın hükme bağladığı bir işi kimse geri çeviremez.”

Yine ondan gelen rivâyete göre: “Allah’ın emri yakındır” anlamındadır. Şairin şu beyitinde olduğu gibi:

“Benim günüm yaklaştı, sevindi birtakım kimseler,

Gaflet içinde ve uykuda olan kimseler.”

“Humma” ismi de buradan gelmektedir. Çünkü bu ölüme yakın gelir. Bu Bedir gününde olduğu gibi, Allah’ın dostlarına yardım ve zaferi, düşmanlarından da intikam alması zamanı yakındır, demektir.

Bunların hece harfleri olduğu da söylenmiştir. el-Cermî dedi ki: İşte bundan dolayı harfleri sakin olarak okunur, hece harfleri durumundadır. Eğer bir sûre bu harflerden herhangi birisi ile adlandırılacak olursa, o vakit ona i’rab verilir. Bu bakımdan “Hâ, Mîm”i okudum, dediğin vakit (Hâ, Mîm) lâfzını nasb ile okursun. Şair de şöyle demiştir:

“Mızrak çekilmişken hatırlatıyor bana Hâ, Mîm’i

Gelmeden önce niye okumadı Hâ, Mîm’i”

Îsa b. Ömer es-Sakafî de “Hâ, Mîm”i “mim” harfini üstün olarak: “Hâ, Mîm’i okuyorum” anlamında, yahutta arka arkaya iki sakinin gelmesi dolayısıyla üstün okumuştur. İbn Ebi İshak ve Ebû’s-Semmal ise esreli okumuşlardır. İki sakinin arka arkaya gelmesi veya kasem anlamında da imale ile ve kesreli okumuştur. Ebû Cafer ise “ha”yı “mim”den kat’ ile okurken, diğerleri vasl ile okumuşlardır. “Ha, mim, ayn, sin, kâf’da da böyledir.

Ebû Amr, Ebû Bekr, Hamza, el-Kisaî, Halef ve İbn Zekvan ise “ha’yı imaleli okumuşlardır. Ebû Amr’dan ise ikisi arasında okuduğu rivâyet edilmiştir ki; bu da Nafî’, Ebû Cafer ve Şeybe’nin kıraatidir, diğerleri ise açık (işba’) fethalı okumuşlardır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/zumer-75/,https://kutsalayet.de/mumin-2/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız