"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Zümer 63

Göklerin ve yerin anahtarları O’nundur. Allah’ın ayetlerini inkâr edenler — işte onlar kayba uğrayanlardır.

Diyanet Vakfı
Göklerin ve yerin anahtarları (mutlak hükümranlığı) Onundur. Allahın ayetlerini inkar edenler var ya, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.

Kurtubi Tefsiri
Göklerle yerin anahtarları yalnız O’nundur. Allah’ın âyetlerini inkâr edenler ise, onlar zarara uğrayanların ta kendileridir.

“Göklerle yerin anahtarları yalnız O’nundur” âyetindeki:

“Anahtarlar” lâfzının tekili; dır. Tekilinin olduğu da söylenmiştir. Fakat çoğunlukla kullanılan; şeklidir, ‘in

“anahtarlar” demek olduğu İbn Abbâs ve başkalarından rivâyet edilmiştir.

es-Süddî: Göklerin ve yerin hazineleridir derken, başkaları: Göklerin hazineleri yağmur, yerin hazineleri bitkidir, demişlerdir.

“Anahtarların bir başka çoğul şekli vardır ki; …diye gelir. Bunun tekili ise; şeklindedir.

el-Cevherî dedi ki: ” Anahtar” demektir, da (vezin itibariyle) orak demek olan gibi olup bazan yaş yoncanın, sarılıp bükülmesi halinde yapıldığı gibi, otların kendisi ile büküldüğü bir anahtar çeşididir, çoğulu da; şeklinde gelir. “Deniz pekçok kimsenin üzerine kilitlendi” yani onları suda boğdu. Sanki üzerlerine kapanarak onları boğmuş olduğundan böyle denilmiş gibidir.

Beyhakînin, İbn Ömer’den rivâyet ettiğine göre Osman b. Affan (radıyallahü anh), Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’a yüce Allah’ın:

“Göklerle yerin anahtarları yalnız O’nundur.” âyetinin tefsirinin ne olduğunu sormuş, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) da şöyle buyurmuştur: “Buna dair kimse bana soru sormadı. Bu: “Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah en büyüktür, O’na hamd ile Allah hertürlü eksiklikten münezzehtir. Allah’tan günahlarımın bağışlanmasını dilerim. Pek yüce ve pek büyük olan Allah’ın yardımı ile olmadıkça hiçbir şeye güç yetirilemez, takat getirilemez. O ilktir, sondur, en üstün olandır, gizli olandır, diriltir, öldürür, hayır yanlız O’nun elindedir, O herşeye güç yetirendir.” Buhârî, Kıyâmu’l-Leyl 9

es-Sa’lebî bunu Tefsir’inde zikretmiş ve ayrıca şunu da ilave etmiştir: “Sabahı ya da akşamı ettiğinde bunları on defa söyleyen kimseye yüce Allah altı haslet verir:

1- İblise karşı korunur.

2- Onikibin melek onun yanında bulunur.

3- Ona bir kantar ecir verilir.

4- Onun bir derecesi yükseltilir.

5- Yüce Allah onu huru’l-în ile evlendirir.

6- Kur’ân’ı, Tevrat’ı, İncil’i ve Zebur’u okuyan kimse gibi ona ecir verilir. Aynı zamanda hacceden ve umre yapan, haccı ve umresi de kabul edilen kimse gibi ona ecir verilir, o gece ölürse, şehid olarak ölür.

el-Haris, Ali (radıyallahü anh)’dan şöyle dediğini rivâyet etmektedir: Ben Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’a “el-Makalid: anahtarların tefsirini sordum da şöyle buyurdu: “Ey Ali! Gerçekten büyük bir şeye dair soru sordun. “Anahtarlar” sabah ettiğin vakit on defa, akşamı ettiğin vakit on defa:

“Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur, Allah en büyüktür, Allah hertürlü eksiklikten münezzehtir, hamd Allah’ındır, Allah’tan mağfiret dilerim. Güç ve takat ancak Allah iledir, O ilktir, sondur, zahirdir, batındır. Mülk yalnız O’nundur, hamd yalnız O’nundur. Hayır, yalnız O’nun elindedir ve O herşeye güç yetirendir.”

Kim sabahı ettiği vakit bunları on defa söyler, akşamı ettiği vakit de on defa söylerse, yüce Allah ona altı özellik verir.

1- Onu şeytana ve askerlerine karşı korur. Onların o kimse üzerinde hiçbir etkileri olmaz.

2- Ona cennette bir kantar verilir. Bu ise onun terazisinde Uhud dağından daha ağır basar.

3- Ancak ebrar (iyi kimseler)in ulaşabildiği bir dereceye yükseltilir.

4- Yüce Allah onu huru’l-în ile evlendirir.

5- Onikibin melek onun yanında şahit olurlar. Bu söylediği sözleri onun için apaçık bir sahifede yazarlar ve kıyâmet gününde bu hususta onun lehine şahitlik ederler.

6- Tevrat’ı, İncil’i, Zebur’u ve Furkan’ı okuyup hac ve umre yapıp Allah’ın hac ve umresini kabul ettiği kimse gibi ona ecir verilir, eğer o gün yahut o gece ya da o ay ölürse, ona şehidlerin mührü vurulur.

Denildiğine göre

“anahtarlar” itaat demektir. “Filana anahtarlarını bıraktı” derken verdiği emirlerde ona itaat etti, denilmek istenir. O halde âyet-i kerîme: Göklerde ve yerde olanlar ona itaat ederler, anlamındadır.

“Allah’ın âyetlerini” Kur’ân’ı, ilâhi belge ve delilleri

“inkâr edenler ise onlar zarara uğrayanların ta kendileridir.” Buna dair açıklamalar daha önceden geçmiş bulunmaktadır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/zumer-62/,https://kutsalayet.de/zumer-64/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız