"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Sad 58

Ve onun benzerlerinden başka çiftler.

Diyanet Vakfı
Buna benzer daha türlü türlü başkaları da vardır.

Kurtubi Tefsiri
O türden başka çeşit çeşit daha vardır.

“O türden başka çeşit çeşit daha vardır” âyetindeki

“Başka” lâfzını Ebû Amr; şeklinde ” Başka, diğer” lâfzının çoğulu olarak; ” Büyük”ün çoğulunun diye gelmesi gibi okumuştur. Diğerleri ise; Başka” lâfzını müfred ve müzekker okumuşlardır. Ancak Ebû Amr yüce Allah’ın:

“Çeşitler (mealde: çeşit çeşit)” âyeti dolayısı ile bu okuyuşu kabul etmemektedir. Yani tekil bir lâfız ile çoğul hakkında haber verilmediğine işaret etmektedir. Âsım el-Cahderî de (Ebû Amr’ın) kıraatini kabul etmeyerek: Eğer diye olsaydı, onun gibi (çoğul) olurdu.

Bununla birlikte her iki red de bağlayıcı değildir, her iki kıraat de sahihtir.

“Başka” kaynar su ile irinin dışında bir başka azâb daha vardır demektir.

“O türden” âyeti hakkında da Katade: Ona benzer, o kabilden diye açıklamıştır. İbn Mes’ûd da: Kasıt Zemherirdir, demiştir.

“Başka” anlamındaki lâfız mübteda olarak merfu gelmiştir.

“Çeşit çeşit” anlamındaki lâfız da ikinci mübtedadır.

“O türden” anlamındaki lâfız ise onun haberidir. Cümle olarak da

“başka”nın haberidir. Bununla birlikte

“başka” anlamındaki lâfzın mübteda, haberin de

“bu tatsınlar onu, kaynar su ve irindir o” âyetinin delalet ettiği gizli bir lâfız olması da mümkündür. Çünkü bu ifadede bunun onlar için hazırlanmış olduğuna delil vardır. Sanki: “Onlar için başka… da vardır” denilmiş gibidir. Bu durumda “o türden… çeşit çeşit” ifadesi ise “başka”nın sıfatı olur. Buna bağlı olarak da mübteda sıfat ile bir özellik kazanmış olur. “Çeşit çeşit” anlamındaki lâfız da zarf olmak suretiyle merfudur.

“Diğerleri” şeklinde (Ebû Amr gibi) okuyanlar ise, bununla azaptan başka çeşitler de vardır, demek istemektedir. Zemheriri kastetmekle birlikte çoğul okuyanların bu okuyuşu ise zemheriri çeşitli türler kabul etmelerine binaen böyle okumuş olurlar, cinsleri farklı olduğundan dolayı çoğul yapmış demek olur. Yahutta herbir parçasını ayrı bir zemherir olarak değerlendirip ondan sonra çoğul yapmış olur. Nitekim: ” Onun saçının ayrıldığı yerler ağarmıştır” demeleri bu kabildendir. Yahutta bunu çoğul kullanması ifadedeki çoğulun yapılabileceğine delaletten ötürüdür. Zira ileri derecede soğuk demek olan zemheriri yüce Allah’ın:

“Bu, tatsınlar onu, kaynar su ve irindir o” karşılığında zikretmiş olduğundan dolayı böyle okumuş olur. “Ö türden” lâfzındaki zamirin de “kaynar su” yahutta “irin”e ait olması mümkündür. Yahutta belirttiğimiz gibi “o türden başka” lâfzının anlamına raci olabilir.

“Diğerleri” şeklindeki çoğul kıraatine göre merfu gelmesi mübteda olması dolayısı iledir. “O türden” lâfzı ise onun sıfatı olur. Bunda mübtedaya ait bir zamir bulunmakta ve “çeşit çeşit” lâfzı da haberi olmaktadır. Bununla birlikte bu okuyuşa göre: Onlar için başkaları da vardır ve “o türden” lâfzının “başkaları” lâfzına sıfat yapılması “çeşit çeşit” lâfzının da -tekil okuyuşta câiz olduğu gibi- zarf ile merfu kabul edilmesi mümkün değildir. Çünkü sıfatta “çeşit çeşit” lâfzının merfu kılınmasına sebep teşkil eden kelime türünden müfred bir zamir bulunmamaktadır. Bu açıklamayı Ebû Ali yapmıştır.

“Çeşit çeşit” yani türlü ve çeşitli azaplar anlamındadır. Yakub dedi ki: Şekil (şın harfi) üstün olarak benzer demektir. Esreli okunursa güzel geçim ve davranış anlamına gelir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/sad-57/,https://kutsalayet.de/sad-59/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız