"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Saffat 140

Dolup taşan gemiye kaçmıştı.

Diyanet Vakfı
Hani o, dolu bir gemiye binip kaçmıştı.

Kurtubi Tefsiri
Hani o, yüklü gemiye kaçıp sığınmıştı.

2- Gemiye Gidişi:

“Hani o, yüklü gemiye kaçıp sığınmıştı” âyetindeki

“Kaçıp sığındı” fiili hakkında el-Muberred der ki: Bu aslında uzaklaşıp gitti demektir. Kaçan köleye “abik” denilmesi de buradan gelmektedir. Başkası da şöyle demektedir: Yûnus’tan “kaçtı” diye sözedilmesi yüce Allah’ın emri olmadan ve insanlardan saklanarak çıkıp gitmiş olmasıdır.

“Yüklü gemiye” âyetindeki: “Yükle dopdolu” demektir.

“Gemi” anlamındaki: ise, hem müzekker, hem müennes gelir, tekil ve çoğul olarak da gelir. Buna dair açıklamalar da daha önceden (el-Bakara, 2/164. âyet, 3- başlıkta) geçmiş bulunmaktadır.

Tirmizî el-Hakim dedi ki: Ona “abîk (kaçkın)” ismini vermesi kulluktan kaçmış olmasından dolayıdır. Çünkü kulluk, ancak hevayı terketmek ve Allah’ın emirlerinin gerektirdiği yerde nefsi feda etmektir. Daha önce el-Enbiya Sûresi’nde geçtiği üzere meleğin ondan istediği kararlılık üzere sıkıntılarının arttığı esnada canını feda etmeyerek istediği doğrultuda hareket ettiğinden ona “abik: kaçkın kul” ismi verilmiş oldu. Meleğin ondan istediği kararlılık ise, kendisi ile ilgili değil, Allah’ın emri ile ilgili idi. Nefsinin payı için değil, Allah’ın hakkı dolayısıyla idi. Yûnus bu hususta doğruyu araştırdı, fakat Allah nezdindeki doğruyu isabet ettiremedi. Bundan dolayı ona “abik (kaçkın kul)” ve “mulîm (kendisini kınayan)” ismini verdi.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/saffat-139/,https://kutsalayet.de/saffat-141/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız