“Şüphesiz bu apaçık bir imtihandı.”
Diyanet Vakfı
103, 104, 105, 106. Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca: Ey İbrahim! Rüyayı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükafatlandırırız. Bu, gerçekten, çok açık bir imtihandır, diye seslendik.
Kurtubi Tefsiri
Muhakkak bu apaçık bir imtihandı.
“Muhakkak bu, apaçık bir imtihandır.” Yani apaçık bir nimetti. Nitekim yüce Allah birisine nimet ihsan ettiği vakit: “Allah ona nimet ihsan etti, ihsan etmek” denilir. Bununla birlikte -baştaki hemze olmaksızın da denilebilir. Şair Züheyr der ki:
“O, her ikisine ihsan ettiği nimetlerin en hayırlılarını verdi.”
Bazılarının iddiasına göre şair bu mısrada bu iki söyleyişi de kullanmıştır. Başkaları ise şöyle demiştir: Hayır, ikincisi: “Onu sınadı, denedi” fiilinden gelmiştir. Çünkü sınama anlamında ancak: şekli kullanılır. İbtiladan gelerek:şekli kullanılmaz.
Ancak bütün bunların asıl anlamı sınamanın hayır ve şer hususlarında olacağı ile ilgilidir. Yüce Allah da:
“Biz sizi şer ve hayırla imtihan olmak üzere deneriz.” (el-Enbiya, 21/35) diye buyurmaktadır.
Ebû Zeyd dedi ki: İşte onun başına gelen belalardan birisi de oğlunu boğazlamasına dair bu emridir. Bu da hoşa gitmeyen bela türündendir.