Dileseydik oldukları yerde onları şekilsiz kılardık da ne ilerleyebilirlerdi ne de dönebilirlerdi.
Diyanet Vakfı
Eğer dilesek oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi ne de geri gelmeye!
Kurtubi Tefsiri
Ve eğer dileseydik, oldukları yerde suratlarını değiştirirdik. Devam etmeye de, geri gelmeye de güçleri yetmezdi.
“Ve eğer dileseydik, oldukları yerde suratlarını değiştirirdik. Devam etmeye de, geri gelmeye de güçleri yetmezdi” âyetindeki:
“Suratları değiştirmek”: Hilkati değişikliğe uğratmak onu taş, cansız veya hayvana dönüştürmek demektir. el-Hasen der ki: Biz onları oldukları yerde oturtur, öne de gidemez, arkalarına da dönemez hale düşürürdük. İşte cansız bir varlık da bu şekildedir. Ne öne gidebilir, ne arkaya. Mesh (suratların değiştirilmesi) bazan insan suretinin hayvana dönüştürülmesi ile de olur. Sonra bu hayvan nereye gidebileceğini de düşünemez, şaşırır kalır. Ne ileri gider, ne de geri.
İbn Abbâs (radıyallahü anh) dedi ki: Bu Biz, dileseydik onları evlerinin içinde dahi helâk ederdik, demektir.
Anlamın şöyle olduğu da söylenmiştir: Eğer Biz, dileseydik masiyet işleme cesaretini gösterdikleri yerde suretlerini değiştirirdik.
Abdullah b. Selam dedi ki: Bütün bunlar kıyâmet gününde olacaktır. Yüce Allah Sırat’ın üzerinde onların gözlerini silme kör edecektir.
el-Hasen, es-Sülemî, Zirr b. Hubeyş ve Âsım Ebû Bekr’in rivâyetine göre:
“Oldukları yerde” anlamındaki âyeti çoğul olarak; “Yerlerinde” diye okumuşlar, diğerleri ise tekil okumuşlardır.
Ebû Hayve
“gitmeye” anlamındaki kelimeyi mim harfini (ötre yerine) üstün olarak; diye okumuştur. “Mim” harfi ötreli olarak gitmek anlamında olup in mastarıdır.