Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanırlar.
Diyanet Vakfı
Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.
Kurtubi Tefsiri
Onlar ve eşleri gölgelerde, tahtlar üstünde yaslanacaklar.
“Onlar ve eşleri gölgelerde, tahtlar üstünde yaslanacaklar” âyeti mübteda ve haberdir. Bununla birlikte;
“Onlar” lâfzının te’kid;
“Eşleri” lâfzının zamire atfedilmesi;
“Yaslanacaklar” lâfzının
“sevinç içinde olacaklar” âyetine sıfat olması da mümkündür.
“Gölgelerde” âyeti genel olarak esreli “zı” ve med “elifi ile diye okunmuştur. İbn Mes’ûd, Ubeyd b. Umeyr, el-A’meş, Yahya, Hamza, el-Kisaî ve Halef; ise “zı” ötreli ve “elifsiz olarak okumuşlardır. Birinci okuyuşta kelime; “Gölge” lâfzının çoğuludur. İkinci okuyuşta ise kelime; “Gölge yapan (ağaç ve benzeri şeyler)” lâfzının çoğuludur.
“Tahtlar üstünde” ifadesi de yüksek köşklerdeki tahtlar (karyolalar) üzerinde demektir. Tekili: (……..) şeklinde gelir, “Gemi”nin çoğulunun diye gelmesi gibi. Şair de şöyle demektedir:
“Dalları üzerindeki gülün kırmızı rengini alması sanki,
Gülümseyenin bahçesinde kuşluk vaktinde,
Haya ettiklerinden dolayı mahcub olmuş bakire kızların yanağı gibidir,
Tahtlar üzerinde birbirlerine reyhan hediye eden.”
Haberde belirtildiğine göre Ebû Said el-Hudrî, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın şöyle buyurduğunu rivâyet etmektedir: “Cennetlikler hanımları ile cima ettikleri her seferinde tekrar bakireye dönerler.” A. Raman İbnu’l-Cevzi, el-İlelu’l-Mütenâhiye, II, 93O’da hadisi kaydettikten sonra, hadisi Şerik’den münferiden rivâyet eden Mualla b. Abdurrahman’ın Ebû Hatim’e göre “metruk” rivâyeti alınmayan” İbnu’l-Medini’ye göre de “hadis uyduran birisi” olduğunu söylediğini kaydetmektedir.
İbn Abbâs da şöyle demiştir: Cennet ehli olan bir kimse yetmiş yıl hurinin boynuna sarılır. Ne o ondan usanır, ne o ondan. Ona vardığı her seferinde bakire olduğunu görür. Ona varmak istediği her seferinde de tekrar şehveti avdet eder. Yetmiş erkek gücüyle onunla cima eder. Onlardan meni gelmez. Erkekten de huriden de meni gelmeksizin cima ederler.